kabak çekirdeği

5 maddede: “kabak çekirdeği”

Posa yönünden zengin olan tatlı kabağı kalsiyum, fosfor, demir, magnezyum, sodyum ve potasyum gibi mineraller yönünden zengin bir sebzedir. Kabak çekirdeği bu kış kabağından elde edilir.

1. Kabak çekirdeğinin besin değeri

Kabak çekirdeğinin 100 gramı yaklaşık 600 kalori içerir. Bunun ortalama 450 kalorisi yağlardan, 120 kalorisi proteinden ve 40 kalorisi karbonhidratlardan gelmektedir. Yağ içeriğinin fazla olması sizi korkutmasın. Porsiyon kontrolüne dikkat ettiğiniz takdirde içerisindeki tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri kalbinizi korur ve kolesterolünüzün düzenlenmesine yardımcı olur.

2. Kabak çekirdeğinin bilişsel fonksiyonlara etkisi

diyetisyen yağmur gökkaya
Beslenme Uzmanı Dyt. Yağmur Gökkaya

Kabak çekirdeği içerisinde triptofan adını verdiğimiz sinir ileticileri için gerekli olan aminoasiti bolca bulundurur. Bu ileticiler vücudumuzda yeterli olmadığı takdirde beyin fonksiyonlarını doğru şekilde yerine getiremeyiz.

Kabak çekirdeği riboflavin, niasin, tiamin, pantotenik asit, pridoksin ve folat gibi B grubu vitaminlerden oldukça zengindir. Bu vitaminler suda erirler ve vücutta depolanmazlar. Bu sebeple günlük beslenme ile yeteri miktarda alınmaları gerekmektedir. Her birinin vücutta ayrı görevleri olmakla birlikte ortak özellikleri öğrenme, hafıza ve konsantrasyon üzerinde etkili olmalarıdır.

3. Kabak çekirdeğinin stres ve depresyona etkisi

Glutamat aminoasidinin olması ise stres, depresyon, endişe gibi sorunların giderilmesine yardımcı olur.

4. Kabak çekirdeğinin antioksidan kapasitesi

Kabak çekirdeği E vitamini deposudur. 100 gramında yaklaşık 10-12 mg E vitamini bulunur. Antioksidan etkisi ile vücudu hasarlara karşı korur.

kabak çekirdeği kalorisi diyet

5. Kabak çekirdeğinin rahatsızlıklara etkileri

Diyabetlilerin yaşam kalitesini yükseltir, hamilelikte fetüsün büyüme ve gelişmesinde rol alır. Mesane iltihabı ya da idrar tutulması gibi rahatsızlıklara iyi gelir. Kalın bağırsak kanseri riskini önemli ölçüde azaltır. Çinko kaynağı olması sebebiyle bağışıklık sisteminin korunmasını sağlar. Kabızlığa karşı etkilidir fakat her kuru yemişte olduğu gibi kabak çekirdeğinde de yağ miktarının fazla olması porsiyon kontrolü yapmayı gerektirir. Fazla alınan her kalori size yağ olarak geri döner unutmayın. Bunun için günde 1 avuç yaklaşık 20 gram kabak çekirdeği tüketmeniz size yeterli faydayı sağlayacaktır.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Yağmur Gökkaya

hiporoidi yağmur gökkaya

Hipotiroidi hastalığında “sağlıklı yaşam” için 12 altın kural!

Zayıflama sürecinde bireylere büyük bir baskı uygulayan konulardan biri hipotiroidi hastalığıdır.

Hipotiroidi, tiroid hormonunun normalden daha az çalışmasıyla karakterize bir hormon hastalığıdır. Hipotiroid durumunda metabolizma hızı yavaşlar, ani bir kilo alımı gözlenir. Bu duruma bağlı olarak obezite, kalp hastalıkları, diyabet gibi devam eden metabolik sendrom tablosu meydana gelir. Bunun önüne geçmek tabi ki bizim elimizde. Tabip kontrolünde uygulanan ilaç tedavisinin yanı sıra beslenme ve egzersiz de çok önemli yere sahiptir.

diyetisyen yağmur gökkayaKural 1. Kilo kaybı için, hipotiroidi hastalığında da beslenme uzmanı/diyetisyen ile görüşmelisiniz.

Bir diyetisyen desteği alarak kişinin yaş, kilo, boy ve kan bulgularına uygun bir beslenme programı hazırlanmalıdır. Bütün besin ögelerini içeren, dengeli ve sağlıklı bir beslenme programı oluşturulmalıdır.
Bu hastalarda ödem çok sık görülür. Bunun önüne geçebilmek ve vücut için gerekli sıvı ihtiyacını karşılamak için günde en az 8-10 bardak su içilmelidir. Aynı zamanda tuz su tutulumunu arttırıp ödeme yol açtığı için tuz tüketimi de sınırlandırılmalıdır.

Kural 2. Çay, kahve ve su dengesini sağlayın

Çay, kahve gibi içecekler diüretik oldukları için ödeme sebebiyet verebilirler. Çay, kahve içildikten sonra mutlaka su içilmelidir.

çay diyet, çay zararlı mı, diyette çay içilir mi, kahvaltıda çay, çay kaç kalori, yeşil çay, siyah çay kalorisi

Kural 3. İyot alımınızı düzenleyin

İyot, tiroid fonksiyonları için elzem bir mineraldir ve tükettiğimiz birçok besinin içerisinde de bulunmaktadır. Eğer ihtiyacımızdan fazla alınırsa da otoimmün tiroid hastalığına neden olabilmektedir.

Hipotiroidi olanların iyotlu tuz; hipertiroidi ve nodüler guatırı olanların aşırı iyot alımında hashimato tiroidi oluştuğu için iyotsuz tuz tüketmeleri gerekmektedir.

Bitkisel protein kaynakları içerisinden en değerli olan kuru baklagiller haftada en az iki kez tüketilmelidir.

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Kural 4. Yağ asitleri ve etler!

Doymamış yağ asitlerinin, özellikle omega-3, tiroid fonksiyonlarını düzenleyici özelliği bulunmaktadır. Haftada en az 2 kez balık, diğer günlerde ise derisiz tavuk, hindi, yağsız kırmızı et tüketin.
E vitamininden zengin beslenilmesiyle iyotun emiliminin arttığı yapılan araştırmalar tarafından desteklenmektedir.

mineraller

Kural 5. Tabip gözetiminde selenyum alın

Selenyum minerali de tiroid hormonu için önemli rol oynamaktadır. Selenyumdan yetersiz beslenildiğinde kanda T4 ve TSH hormonu yükselir, T3 hormonu düşer. İyot ve selenyum eksikliği birlikte görülürse hastalığın şiddeti daha da artış gösterir. Selenyum seviyesinin düşmemesi için balık, karides, dana karaciğeri, hindi ve dana eti, mercimek, mantar, susam, ceviz, ay çekirdeği ile tam tahıllar selenyum kaynağı besinlerdendir.

Gıda gündemi, gida haber, mutfak kuralları, çikolata bozulur mu, antifriz, iqf, şenol yıldız diyetisyen, Çikolata bozulur mu, çikolata kaç kalori, çikolata besin değeri,

Kural 6. Çikolatayı abartmayın

Çikolata bakırdan zengin bir yiyecektir fakat kadmiyumda içermesinden dolayı tiroid hastalarının dikkatli tüketmesi gerekmektedir. Fazla alınan kadmiyum selenyumu vücuttan atar.

çinko zinc

Kural 7. Çinko içeren besinler tanıyın

Çinko tiroid metabolizmasında etkin rol oynayan bir mineraldir. Çinkodan zengin deniz ürünler, badem, fındık, ay çekirdeği, et, yumurta günlük beslenme programı içerisinde mutlaka yer almalıdır.
B vitaminleri, özellikle B12, tiroit bezinin enerji üretmesine yardımcı olur. Tiroit işlevi için önemli olan vitamin ise B9 ‘dur. Bu vitaminlerin vücuttaki seviyelerine baktırılmalı, eksikliğinde bu vitaminlerden zengin besinlerin tüketimi artırılmalıdır.

diyetisyen çisem önel anemi beslenme

Kural 8. Demir yetersizliği araştırılmalı

Yapılan çalışmalarda hipotroidi olan bireylerin % 30’unda demir eksikliğine bağlı kansızlık gelişebileceği görülmüştür. Bu nedenle kişilerin günlük beslenmesinde demir alımına özen göstermesi gerekmektedir. Kırmızı et, yumurta, kuru meyveler, yeşil yapraklı sebzeler günlük beslenmede mutlaka yer almalıdır.
Sıklıkla hipotiroidi ile birlikte görülen kolesterol problemine bağlı olarak kolesterolden fakir, posa içeriği yüksek bir diyet örneği tercih edilir.

karbonhidrat, tahıl, makarna

Kural 9. Kabızlığa karşı tam tahıllı besinleri tüketin

Kabızlık sorunu sıklıkla görülür. Bu yüzden posa kaynaklarından (tam tahıllı besinler, sebze ve meyveler) zengin beslenilmeli ve su tüketimi ihmal edilmemelidir.
Guatrojen besin ögelerinin fazla alımı iyot emilimi engellemektedir. Bu sebeple lahana, brokoli, brüksel lahanası, turp, karnabahar, şalgam, soya fasulyesi, hardal, yer fıstığı gibi besinler çok fazla ve çiğ tüketilmemelidir. Bu besinleri pişirerek tüketmek guatrojen madde miktarını azaltacağından çok daha sağlıklı olacaktır.

taurin diyet

Kural 10. Tabip nezaretinde taurin alın

Taurin, tiroit hormonlarının üretimi için elzem bir aminoasittir. Supleman olarak kullanılabilir ama herkes için uygun değildir, mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gereksinim var ise kullanılmalıdır. Taurinin besinsel kaynakları; deniz ürünleri, süt ürünleri ve hindi etidir.

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Kural 11. Bu besinleri diyetinize muhakkak ekleyin!

Hindistan cevizi, balık ve keten tohumu tiroid hastalarının beslenmesinde yer alması gereken besinlerdir.

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Kural 12. Egzersiz

Gün içerisinde yapılan egzersiz miktarı arttırılmalıdır. Egzersiz sayesinde kilo kontrolü sağlanmış olur ve tiroid hormonlarının yetersiz çalışmasına bağlı oluşan stres düzeyi en aza indirgenmiş olur.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Yağmur Gökkaya

hurma yağmur gökkaya diyetisyen ramazan

Ramazanın incisi: “Hurma”

Ramazan döneminin vazgeçilmezi olan hurma, palmiyegiller (Arecaceae) familyasından, dekoratif yapraklı bir palmiye türünün meyvesidir. Türkiye’de Akdeniz ikliminin hakim olduğu bölgelerde yetişir…

Hurmada minerallerden kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir, potasyum, kükürt, klor, fosfor; vitaminlerden B grubu, A, C vitamini, ß-karoten bulunmaktadır.

hurma oruç ramazan diyet

Günümüzde yanlış beslenme ve uygulanan pişirme yöntemlerindeki hatalar sonucu hücre içi oksidatif stres artış gösterir. Buna bağlı olarak kardiyovasküler rahatsızlıklar ve kanser görülme sıklığı artar. Kanser gibi hastalıklarda savaşmada yüksek antioksidan kapasiteye sahip olan hurmanın yeri ayrıdır.

Yapılan bir araştırmaya göre: 100 gram meyvede bulunan antioksidan özellikteki kateşin miktarları kıyaslanmıştır. Taze hurmada, taze kayısıya göre 9,5 kat, yaban mersinine göre yaklaşık 4 kat, incire göre 5 kat fazla kateşin saptanmıştır. Kuru hurmadaki kateşin miktarı ise kuru kayısıya göre yaklaşık 5 kat, kuru yaban mersinine göre 2 kat, kuru incire göre 6 kat fazladır.

hurma oruç ramazan diyet

Hurma lif yönünden de zengin bir meyvedir. Hurmada bulunan çözünür ve çözünmez lifler mide ve bağırsağı temizler, kalın bağırsağın düzgün çalışmasını sağlar. Ayrıca, kolit oluşumunu, kolon kanseri riskini ve hemoroit oluşumu riskini azaltır. Ayrıca lif sayesinde kabızlık oluşumunu önler ve yüksek seyreden kan kolesterol seviyesini düşürür.

İçerisindeki B6 vitamini sayesinde zeka gelişimine katkıda bulunur ve depresyona karşı etkilidir. Sinir sistemine olumlu etkide bulunur. Magnezyum minerali yönünden zengindir. Bu sayede, iltihap gelişimi önlenir, kalp krizi riski azalır, tansiyonun dengeleyici etki gösterir. İçeriğinde en az 20 adet farklı aminoasit bulunmaktadır. Bu sayede yaşlanma karşıtı etkide bulunur. Yapılan bazı çalışmaların sonuçları, içerisindeki ß-karoten sayesinde gece körlüğünü önlediği yönündedir.

Hurmanın % 60’ı karbonhidrattan (früktoz) oluşmaktadır. Bu nedenle özellikle diyabetli bireylerin tüketim miktarına dikkat etmeleri gereklidir.

hurma oruç ramazan diyet

1 adet hurma (10 gram)

  • 28 kalori,
  • 6,5 gram karbonhidrat,
  • 0,2 gram protein ve
  • 0,1 gram yağ içerir.

1 porsiyon meyve yerine 2-3 adet hurma tüketebilirsiniz.

Ramazan döneminde uzun süreli açlıklardan sonra kan şekerini toparlamak ve iftarda fazla yemeyi önlemek adına orucunuzu hurmayla açmanızı öneririm…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Yağmur Gökkaya

10 Maddede kurkumin yağmur gökkaya

10 maddede: “Kurkumin”

Curcuma longa, Hindistan ve Çin’de yaygın olarak kullanılan Zingiberaceae ailesine ait bir bitki türüdür.

Zerdeçal bitkisinin köklerinden elde edilen, sarı-turuncu renk veren bir maddedir. Genellikle gıdalarda renk verici olarak kullanılan kurkumin kokusuz, ısıya dayanıklı, antioksidan bir bileşik olan tetrahidrokurkumin içerir.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

1. Kurkuminoidler

  • kurkumin,
  • demetoksikurkumin,
  • bisdemetoksikurkumin zerdeçalın ana bileşenini oluştururlar.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

2. Antioksidan aktivitesi

Kurkumin vitamin E ve C ile karşılaştırılabilir oranda güçlü antioksidan etki göstermektedir. Kurkumin; süperoksit dizmutaz, katalaz, glutatyon peroksidaz gibi lipit peroksidasyonunun düzenlenmesinde önemli rol oynayan antioksidan enzimleri muhafaza ederek lipit peroksidasyonunu düşürücü etki göstermektedir. Kurkumin ayrıca lipit peroksidasyonunu tetikleyen süperoksit anyonu, hidroksil radikali gibi serbest oksijen radikallerini ve nitrojen dioksit radikallerini süpürücü etki göstermektedir.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

3. Antikanserojen aktivitesi

Kurkuminin kolon, duedonum, özefagus, ön mide, mide, karaciğer, göğüs, lösemi, oral ve prostat gibi pek çok kanser türünde tümorojenik aktiviteyi baskılayabileceği ortaya konmuştur.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

4. Alzheimer’a karşı koruyucu etkileri

Zerdeçal beyinde nörolojik işlevi arttırarak beyin sağlığını korur, zihinsel hastalıklara yakalanma riskini azaltır. Alzheimer hastalığı olan hayvan modellerinde, kurkumin amiloid ve okside protein seviyelerini düşürerek bilişsel bozukluklardan koruduğu gözlemlenmiştir.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

5. Antidiyabetik aktivitesi

Kurkuminin hipoglisemik etkisini nasıl gösterdiği yapılan birçok çalışmada incelenmiştir. Kurkuminin Tip 2 diyabetli farelerde PPAR-γ ligant bağlama aktivitesi ile kan glukoz seviyelerinin yükselmesini baskıladığı bulunmuştur. Artan oksidatif stres ve hiperglisemi diyabette hızlandırılmış ileri glukasyon ürünleri birikimi (AGEs) ve kollojen liflerinin çapraz bağlanmasına katkıda bulunmaktadır. Kurkumin uygulanması diyabette AGE-indüklü komplikasyonlara karşı koruma göstermiştir.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

6. Kardiyovasküler sistem üzerine etkileri

Aterosklerotik tavşanlarda yapılan çalışmalarda kurkuminin kardiyovasküler hastalıklardan koruyucu etki gösterdiği gözlenmiştir. Koruyucu etkisini hücre içi membranlarda lipit peroksidasyonunu inhibe ederek yaptığı görülmüştür.

Yüksek yağlı diyetle ve streptozinle indüklenen diyabetik sıçanlar, yedi gün boyunca kurkuminle (50, 150 ve 250 mg/kg vücut ağırlığı) beslenmiştir. Kurkumin doza bağımlı olarak plazma lipitlerini ve glukoz seviyelerini düşürmüştür ve 150 mg/kg’da en önemli etkiyi göstermiştir.

en çok kazanan meslekler, sağlıkta en çok kazanan meslekler, maaşı en yüksek işler, doktor maaşları,

7. Solunum yolu hastalıkları üzerine etkileri

Kurkuminle ilgili özellikle solunum yolu hastalıklarında çok sayıda çalışma yapılmıştır. Kurkumin, Doğu tıbbında solunum yolu hastalıklarını da içeren çeşitli kronik inflamatuar hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Kurkuminin sıçanlarda aspirasyona bağlı hava yolu hasarında indüklenebilir nitrik oksit sentaz aktivitesini azalttığını gösterilmiştir.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

8. Yara iyileştirici etkileri

Zerdeçalın geleneksel kullanımından yola çıkarak yara iyileştirici etkisini geliştirmek amaçlı çalışmalar yapılmıştır. Yapılan bir çalışmalarda yaranın biyopsisi incelendiğinde, kurkuminle tedavi edilen grup, tedavi edilmeyen grupla karşılaştırılmıştır ve tedavi edilen grupta çok sayıda makrofaj, nötrofil ve fibroblasta rastlanmıştır. Kurkuminle tedavide var olan miyofibroblastlar daha hızlı yara iyileşmesine katkı sağladığı görülmüştür.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

9. Advers etki gösterir mi?

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), kurkumini genel olarak güvenli olarak tanımlanmıştır. Nitekim kaynaklarda da kurkumin kullanımıyla direkt ilişkili ciddi yan etkiler bildirilmemiştir. Ancak ilaç etkileşimlerine ilişkin literatürde güçlü kanıtlar mevcuttur. Başta kemoterapi ilaçları olmak üzere birçok ilaçla etkileşimine dair çalışmalar mevcuttur.

zencefilli bal, zencefilli limon, kurkumin, zencefil, zencefil çayı, zencefil faydaları, zencefilli gazoz,

10. Yüz gram zerdeçal yaklaşık 1 – 2 gram kurkumin içermekte

Kurkuminden yararlanmak  için her gün 25 gram zerdeçal tüketilebilir. Daha fazla bilgi için diyetisyeninizle görüşebilirsiniz.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Yağmur Gökkaya

amaranth, amarat, amarant, ammarat, amarat zayıflarır mı, amarath nedir

6 madde ile: “Amaranth”

Koyu mor ile sarı renk arasında birçok renk çeşitliliği olan amaranth bitkisi diğer tahıllara alternatif olarak son zamanlarda dikkat çekmektedir.

amaranth, amarat, amarant, ammarat, amarat zayıflarır mı, amarath nedir

1. Hem sebze hem de tahıl…

Kendisi bitki, yaprakları sebze, tohumları ise tahıl olarak nitelendirilebilir. Amaranth, bakımı oldukça kolay ve çabuk üreyen, ayrıca çabuk hastalanmayan bir bitki türüdür. Yunancada “ebedi” anlamına gelen amaranthın anavatanı Amerika kıtası olup yetiştiriciliğinin M.Ö. 6700 yıllarına kadar uzandığı, Aztekler, İnkalar, Mayalar ve Amerikan yerlilerinin ana yiyeceğini oluşturmaktadır. Aztekler ve Amerikan yerlileri tarafından dini ayinlerde kullanıldığı bildirilmektedir.

amaranth, amarat, amarant, ammarat, amarat zayıflarır mı, amarath nedir

2. Tahıl ürünü olarak yetiştirilmeye başlanmıştı

Amarant, ABD’de 1970’lerin sonlarına doğru bir tahıl ürünü olarak yetiştirilmeye başlandı. Her yıl sadece birkaç bin dönümlük alana ekilmesine rağmen, marketlerin sağlıklı gıda bölümlerinde sık rastlanan bir üründür. ABD’de üretilen amaranthın büyük çoğunluğu kahvaltılık gevrek, kraker, kurabiye, ekmek ve diğer fırıncılık ürünlerinin yapımında kullanılmak için buğday unu ya da diğer unlarla karıştırılarak değirmen unu olarak kullanılır. Birçok ticari ürün, amaranthı malzemelerin içinde küçük bir porsiyon olarak kullanır. Hatta bir ürün, amaranth ürünü olarak tanıtılsa bile en fazla % 10 ya da % 20 oranında amaranth içermektedir. Kullanım oranı çalışmaları, amaranthın herhangi bir özellik ya da tat değişikliği yaratmadan fırıncılık ürünlerinde % 50 hatta % 75 oranında diğer unlara karıştırılabileceğini göstermiştir.

amaranth, amarat, amarant, ammarat, amarat zayıflarır mı, amarath nedir

3. Ülkemizde bilinçli bir yetiştiriciliği yok

İlkbahar yağmurlarından sonra doğada veya sulanabilen bağ, bahçe ve tarlalarda kendiliğinden yetişmektedir. Bazı yörelerde halk tarafından toplanarak bitkinin sadece yeşil aksamı değerlendirilmektedir.
Amaranth tohumları, baklagillerden olmamasına rağmen yüksek protein içermektedir. Bu oran % 14 ile 16 arasında değişiklik göstermektedir. Diğer tahıllarda lizin az, lösin fazla iken amaranthta bu durum tam tersidir. Bu yüzden diğer tahıllarla karışım halinde kullanılması aminoasit kompozisyonu açısından önemlidir.

amaranth, amarat, amarant, ammarat, amarat zayıflarır mı, amarath nedir4. Besin içeriği yüksek

Yüksek düzeyde doymamış yağ asitleri, tokoferol, squalen ve glutensiz protein içeren taneleri ile tahıl ürünleri için iyi bir kaynak olmakla birlikte antioksidan, diyet lifi, mineral ve vitamince zengin yapraklarıyla diğer gıdaların hazırlanmasında kullanılabilecek önemli bir üründür. İçeriğinde gluten olmaması sebebiyle çölyak hastaları için iyi bir alternatiftir.

Amaranthın lipid içeriği tür ve genotipe bağlı olarak değişmekle birlikte %1,9 ile %9,7 arasında varyasyon gösterdiği bilinmektedir. %47 linoleik, %26 oleik ve %19 palmitik yağ asitleri ihtiva eden amaranth yağının yüksek seviyedeki tokotrienol ve squalen içeriğiyle kanda LDL-kolesterolü düşürdüğü gözlenmiştir. Kolesterol biyosentezinde bir ara ürün olan squalen çoklu doymamış lipid
içeriğiyle özellikle cilt yüzeyini yumuşatıcı, nemlendirici etkisinin yanı sıra antioksidan ve anti tümör özelliği ile de büyük önem arz etmektedir.

Magnezyum, kalsiyum ve fosfor bakımından zengin olan amaranthın önemli düzeyde diyet lifi ve yağ içerdiği ancak nişasta içeriğinin buğdaya kıyasla daha düşük olduğu bulunmuştur.
1 yemek kaşığı amaranth: 37 kalori, 1,36 gram protein, 0,7 gram yağ, 0,67 gram lif içerir.
Farelerde yapılan çalışmada amaranthın HDL kolesterol de bir değişiklik oluşturmadığı ancak LDL-kolesterol de düşürücü etki göstermesi nedeniyle toplam kolesterolde azalmaya neden olduğu bildirilmektedir.

amaranth, amarat, amarant, ammarat, amarat zayıflarır mı, amarath nedir

5. Antioksidan kapasitesi şaşırtıyor

Amaranth yapraklarının diğer yeşil yapraklı sebzelerle karşılaştırıldığında daha yüksek antioksidan içeriğine sahip olduğu, Amerika ve Nijerya’da hem çiğ olarak salatalarda hem de ıspanak gibi pişirilerek tüketildiği belirtilmektedir. Ayrıca provitamin A ve demir için de iyi bir kaynak olduğu ifade edilen amaranthın tohum ve yapraklarının gallik, p-koumarik ve syringik asit gibi önemli fenolik bileşikler ve flovanoidler içerdiği belirtilmektedir.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti
6. Diyabete etkileri

Amaranth bitkisi anti diyabetik özelliği nedeniyle diyabeti olanlarda rahatlıkla kullanılabilir. Amaranth taneleri ve yağı ile üç hafta süre ile beslenen diyabetik farelerin serum insülin seviyelerinde artış, kan glikoz seviyelerinde ise azalma görüldüğü gözlemlenmiştir.
Sonuç olarak günlük yaşamda amaranthı salatalarda, kısır yapımında ve yemeklerinizde kullanabilirsiniz.

Akşamları televizyon izlerken cips, patlamış mısır vb. tüketme alışkanlığı olanlar için daha farklı ve sağlıklı alternatifimiz var. Amaranthın tohumunu tencere ya da tavada ısıtarak mısır gibi patlatıp da tüketebilirsiniz…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Yağmur Gökkaya

otizm yağmur gökkaya

Otizm spektrum bozukluğunda beslenme tedavisi!

Otizm spektrum bozukluğunda sıklıkla önerilen beslenme tedavisi glüten ve kazein içermeyen glüten free casein free (GFCF) diyetidir.

otizm, osb

Araştırmacılar şizofrenide olduğu gibi, otizmin de glüten ve kazeinin içerdiği eksofirinler ile ilişkili olduğunu savunmakta

glüten ve kazein otizmli bireylerde opioid denilen vücutta morfin etkisi gösteren kimyasal maddenin oluşumuna sebep olarak bireyde toksik etki yaratabilmektedir. Normal bir bireyde vücutta üretilen serbest morfin miktarı çok azdır.

etiket okuma, gıda alışverişi, market ihtiyaç listesi, gluten intoleransı olan bireyler için özel olarak formüle edilmiştir, çölyak hastaları için özel olarak formüle edilmiştir, Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı etiket, etiket bilgisi, gıda etiketleri,

Yüksek miktardaki eksorfinler bağışıklık sistemi ve beynin işleyiş sistemini bozmaktadırlar. Birçok otizmli çocuğun acıya duyarsız olmasının olası nedeni bu morfin bileşikleridir. Bağırsak geçiş hızının artmasına bağlı olarak bu peptidlerin intestinal membrandan ve kan-beyin bariyerinden hızla geçişine neden olur. Bunun sonucunda kan dolaşımına giren bu peptidler endojen opiat sistemini ve sinir sisteminde sinir iletimini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu teori çocuklarda görülen diyare, ağrı ve mide-bağırsak refleksleri gibi gastrointestinal sistem semptomlarını açıklamaktadır.

otizm, osb

Glüten ve kazeinsiz diyetle beraber opioid peptidlerinin oluşumunda azalma ile birlikte otizmde görülen bazı semptomlarda (kalıplaşmış ve rutin davranışlar, korunma, aşırı aktivite ve konuşmada gecikmeler) azalma görülebileceği bulunmuştur.

Glüten ve kazeinsiz diyette glüten (buğday, arpa, çavdar, yulaf) ve kazein (süt ve süt ürünleri) içeren besinler 60 gün veya daha uzun dönemler diyetten çıkarılır. Bu diyet bazı çocuklarda olumlu etki gösterirken bazı çocuklarda hiçbir etki göstermemektedir.

GFCF diyeti kademeli olarak uygulanması gereken bir diyettir. glüten ve kazein aynı anda diyetten çıkarılmaz. Çünkü ikisinin birlikte diyetten çıkarılması yoksunluk semptomlarına neden olabilmektedir. Bu durum alkol ya da uyuşturucu bağımlısının gösterdiği durumla aynı davranışlar olabilir. Bu yüzden GFCF diyetinin iki aşamada yapılması önerilir.

Çölyak, arpa ve çölyak, buğday ve çölyak, çavdar ve çölyak, Çölyak hastalığı, Çölyak hastalığı nasıl bir rahatsızlıktır, Çölyak hastalığı nedir, çölyak ve bağışıklık sistemi, diyetisyen rümeysa çelik, gluten enteropatisi, gluten hassasiyeti, kalıcı intolerans, oto-immün sistem rahatsızlığı, oto-immün sistem rahatsızlığı nedir, proksimal ince barsak alerjisi, rümeysa çelik, villi, villus, willi, yulaf ve çölyak

İlk aşamada inek sütü ve diğer günlük süt ürünleri diyetten çıkarılır. Kazeinin vücuttan tamamen temizlenmesi belirli bir zaman alacağından bu uygulamanın faydalarının çocuklarda genellikle 2-3 gün içerisinde, yetişkinlerde ise 10-14 gün içerisinde görülmesi beklenir. Kazein intoleransı gelişmiş kişilerde aşırı kusma, özellikle dizin arkasında ve dirsekte görülen egzama, deri altında beyaz renkli kabartılar, kulak boşalması ve kulak enfeksiyonları, konstipasyon, kramplar, diyare ve özellikle astımlı kişilerde solunum problemleri gözlenir. İkinci aşama ise glüten içeren besinlerin yani arpa, buğday, çavdar ve yulafın diyetten çıkarılmasıdır. Bununla birlikte pek çok farklı besin içeriğinde glüten barındırmaktadır. Glütenin tamamen çıkarılması kazeine göre daha uzun süreç alır. En az 3-4 haftada glüten tamamen çıkarılabilir veya bu süre 3 aya kadar da uzayabilir.

glutensiz, çölyak, gluten free logo

Knivsberg ve arkadaşlarının yaptığı araştırma, bir yıl GFCF diyet yapan otizmli çocuklarda sosyal temasın arttığı, ritualistik davranışların azaldığı ortaya konulmuştur. Bir başka çalışmada ise Lucarelli ve arkadaşları (1995) 8 haftalık süt ve süt ürünleri eliminasyon diyetinden sonra otistik çocuklarda davranışsal semptomların azaldığını belirtmişlerdir.

Çölyak, arpa ve çölyak, buğday ve çölyak, çavdar ve çölyak, Çölyak hastalığı, Çölyak hastalığı nasıl bir rahatsızlıktır, Çölyak hastalığı nedir, çölyak ve bağışıklık sistemi, diyetisyen rümeysa çelik, gluten enteropatisi, gluten hassasiyeti, kalıcı intolerans, oto-immün sistem rahatsızlığı, oto-immün sistem rahatsızlığı nedir, proksimal ince barsak alerjisi, rümeysa çelik, villi, villus, willi, yulaf ve çölyak, Buğday, arpa, yulaf ve çavdar yerine pirinç, patates, nohut, mercimek, kestane, soya, fasulye, fındık, çölyak, celiak, çöyak hastalığı, çölyaklılar neleri yiyemez, çölyaksız gıdalar, glutensiz gıdalar, glutensiz besinler, çöyak diyeti, çölyak önerileri, çölyakta Karaağaç ve kavunağacı bitkisinin çaylar,

Whiteley ve arkadaşları 4-10 yaş arasındaki otizm tanısı almış 72 çocuk üzerinde bir çalışma yapmıştır. Bu çalışmada 38 kişiye glüten ve kazeinsiz diyet uygularken 34 kişiye hiçbir diyet uygulamamıştır. Çalışmanın sonunda GFCF diyetinin bazı çocukların gelişimsel sonuçları üzerinde olumlu etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Bu konuyla ilgili bir başka çalışma da Elder ve arkadaşları (2006) tarafından yapılan çalışmadır. 3 ay boyunca sürdürülen bu çalışma sonucunda glüten ve kazein kısıtlamasının olumlu bir etkisinin olmadığı görülmüştür.

Çölyak, arpa ve çölyak, buğday ve çölyak, çavdar ve çölyak, Çölyak hastalığı, Çölyak hastalığı nasıl bir rahatsızlıktır, Çölyak hastalığı nedir, çölyak ve bağışıklık sistemi, diyetisyen rümeysa çelik, gluten enteropatisi, gluten hassasiyeti, kalıcı intolerans, oto-immün sistem rahatsızlığı, oto-immün sistem rahatsızlığı nedir, proksimal ince barsak alerjisi, rümeysa çelik, villi, villus, willi, yulaf ve çölyak, Buğday, arpa, yulaf ve çavdar yerine pirinç, patates, nohut, mercimek, kestane, soya, fasulye, fındık, çölyak, celiak, çöyak hastalığı, çölyaklılar neleri yiyemez, çölyaksız gıdalar, glutensiz gıdalar, glutensiz besinler, çöyak diyeti, çölyak önerileri, çölyakta Karaağaç ve kavunağacı bitkisinin çaylar,

Austism Speaks Autism Treatment Network’te yapılan bir çalışmaya katılan 1418 otizmli bireyden %12’sine GFCF diyeti uygulandı. D vitamini ve kalsiyum da dahil olmak üzere çoğu mikro besin ögelerinin diyet açısından yeterliliği GFCF diyeti uygulanmayan bireylere göre benzer bulundu.

Çölyak, arpa ve çölyak, buğday ve çölyak, çavdar ve çölyak, Çölyak hastalığı, Çölyak hastalığı nasıl bir rahatsızlıktır, Çölyak hastalığı nedir, çölyak ve bağışıklık sistemi, diyetisyen rümeysa çelik, gluten enteropatisi, gluten hassasiyeti, kalıcı intolerans, oto-immün sistem rahatsızlığı, oto-immün sistem rahatsızlığı nedir, proksimal ince barsak alerjisi, rümeysa çelik, villi, villus, willi, yulaf ve çölyak, Buğday, arpa, yulaf ve çavdar yerine pirinç, patates, nohut, mercimek, kestane, soya, fasulye, fındık, çölyak, celiak, çöyak hastalığı, çölyaklılar neleri yiyemez, çölyaksız gıdalar, glutensiz gıdalar, glutensiz besinler, çöyak diyeti, çölyak önerileri, çölyakta Karaağaç ve kavunağacı bitkisinin çaylar,

Glüten ve kazeinsiz diyet, uygulaması çok zor ve katı bir diyettir. Bu denli katı bir diyet ailenin yaşamına psikolojik ve ekonomik anlamda zorluklar getirebilir. Ayrıca otizmli çocukların yeni tat ve kokulara alışması zor olduğundan beslenme sorunlarının görülme riskini daha da çok arttırır. Bu nedenle böyle bir diyet uygulaması ileride geriye dönülmesi zor beslenme alışkanlıklarına neden olma potansiyeline sahiptir. Ayrıca bu tip kısıtlamalar sıklıkla çocuk ile ebeveynler arasında çatışmaya neden olacağından otizmli çocuklardaki davranışsal sorunları da arttırabilir. Sonuç olarak glütensiz ve kazeinsiz diyetin bilimsel temelli kanıtları olmadığı, çocuk ve aileyi olumsuz yönde etkilediği için kullanılması önerilmez ve henüz geçerliliği bulunmamaktadır.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Yağmur Gökkaya

Sağlıklı bir nesil için: “Kefir”

Kefir krema kıvamında, hafif ekşimsi tadı olan fermente bir süt ürünüdür. Probiyotik kullanımının giderek arttığı bu dönemlerde oldukça popüler bir içecek haline gelmiştir.

kan kolesterolü, laktoz intoleransı, kanser, diyabet, bağışıklık, sindirim sistemi hastalıkları ve bağırsak mikroflorası anemileri, Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceyna Uysal, kefir makaleleri, kefir nedir, kefir faydalımı, kefir zayıflatır mı, Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceyna Uysal randevu al, Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceyna Uysal diyet listesi,

Kefir; Kafkasya orijinli olup, inek, koyun, keçi ve kısrak sütüne, karnabahar benzeri kefir granülleri ilave edilerek elde edilir. Kefir granüllerinin etrafı bakteri ve mayalardan oluşan polisakkarit matriks ile çevrilidir. Bu matrikste bulunan laktik asit bakterileri ve mayaların sütü fermente etmeleri sonucu laktik asit, karbondioksit, az miktarda alkol ve aromatik moleküller oluşur. Oluşan bu moleküllerin hepsi kefirin kendine ait duyusal karakterlerinin şekillenmesine katkı sağlar.

probiyotik, kefir, turşu, yoğurt

İyi bir kefir akıcı kıvamda, homojen ve parlak görünümde olmalıdır. Topaklı yapı olması pek tercih edilmez. Kefir içildiği zaman hafif maya tat ve aroması hissedilmeli, serinletici bir his vermelidir.

kefir, kefir zayıflatır mı, kefir kilo verdirir mi, kefir faydalı mı

Yeterli miktarda yenildiğinde insan ya da hayvan sağlığını olumlu yönde etkileyen mikroorganizmalara probiyotik denir. Bağırsaktaki bazı mikroorganizmaların çoğalmasını artıran ve/veya aktivitesini uyaran ve insan ya da hayvan sağlığını olumlu yönde etkileyen maddelere (besinsel lifler gibi) ise prebiyotik denir. Kefir içerisinde hem probiyotik hem de prebiyotik bakteriler bulundurarak simbiyotik etki gösterir. Bağırsakları zararlı bakterilere karşı korur ve immün sistemi güçlendirir. Ayrıca iltihabi enflamatuvar hastalıklara karşı koruyucudur. Zararlı maddeleri vücudumuzdan uzaklaştırarak hastalıklardan korunmamızı sağlar.

kefir, kefir zayıflatır mı, kefir kilo verdirir mi, kefir faydalı mı

Sütteki tüm besin maddelerini içerdiğinden kefir; beslenme değeri yüksek, sindirimi kolay bir içecektir. Mikroorganizmaların faaliyeti sonucu laktoz ve proteinlerdeki değişmelerle oluşan karbondioksit, kefirin hazmını kolaylaştırmaktadır. Kefirdeki laktozun çok büyük bir kısmı (% 90’dan fazlası) L (+) laktoz halinde bulunduğundan fizyolojik olarak da önemi bulunmaktadır. Dolayısıyla laktoz oranı süte oranla azaldığı için kefir laktoz intoleransı olan kişilerce rahatlıkla tüketilebilmektedir.

kefir, kefir zayıflatır mı, kefir kilo verdirir mi, kefir faydalı mı

Sinir sistemi üzerine etkili esansiyel aminoasitlerden biri olan triptofan ile kalsiyum ve magnezyum kefirde bol miktarda bulunur. Bunlara ilave olarak kefir fosfor yönünden de çok iyi bir kaynaktır.

kefir, kefir zayıflatır mı, kefir kilo verdirir mi, kefir faydalı mı

Kefir; antibakteriyel, immunolojik, antitümöral ve hipokolesterolemik etkisinden dolayı çok yararlıdır. Ayrıca dünyanın bir çok bölgesinde tüberküloz, kanser ve gastrointestinal rahatsızlıklarda destek tedavi amaçlı olarak geniş çapta kullanılmaktadır (Çevikbaş ve ark., 1994). Eski Sovyetler Birliğinde kefir, hastanelerde ve senatoryalarda metabolik bozukluklar, arterosiklerozis ve alerjik hastalıklar gibi çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmıştır.

kefir, kefir zayıflatır mı, kefir kilo verdirir mi, kefir faydalı mı

Kefir ve kefir tanelerinin antikanserojen etkisinin araştırıldığı bir çalışmada, kefirin içerdiği mikroorganizmaların fekal enzim aktivitesini büyük ölçüde azaltması sonucunda, özellikle bağırsak kanseri riskini azatlığı bildirilmektedir. Kefirin bileşimindeki selenyum; E vitamini, katalaz ve süperoksitdismutaz enzimleri ile birlikte hücreler üzerine antioksidatif etki göstermektedir. Bu da antikanserojenik bir faktör olarak değerlendirilmektedir.

kefir, kefir zayıflatır mı, kefir kilo verdirir mi, kefir faydalı mı

Kefir yüksek oranda orotik asit içerir. Bu organik asit; kolesterolün biyosentezini engellemede, karaciğeri korumada, nükleik asitlerin sentezinde ve proteinlerden yararlanmada büyük öneme sahiptir. Kefirin içilmesiyle kanda yüksek oranda orotik asit saptanması kefirin bağırsaklardan çok iyi emildiğine bir kanıttır.

kan kolesterolü, laktoz intoleransı, kanser, diyabet, bağışıklık, sindirim sistemi hastalıkları ve bağırsak mikroflorası anemileri, Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceyna Uysal, kefir makaleleri, kefir nedir, kefir faydalımı, kefir zayıflatır mı, Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceyna Uysal randevu al, Beslenme ve Diyet Uzmanı Ceyna Uysal diyet listesi,

Taze kefir mide kaslarının çalışmasını ve midenin daha hızlı boşalma fonksiyonunu teşvik edici etkiye sahiptir. Helicobacter pylori’nin neden olduğu ülserlerin tedavisinde alkali yapılmış kefir kullanıldığında Helicobacter pylori’nin üremesinin engellendiği görülmüştür. Bununla birlikte mide asitliğinin düştüğü, ağrı ve sindirim rahatsızlıklarının azaldığı bildirilmektedir.

kefir, kefir zayıflatır mı, kefir kilo verdirir mi, kefir faydalı mı

Kefirin sağlık üzerine etkileri ve çok fazla sayıda farklı tür bakteri ve mayaları barındırmasından dolayı kompleks bir probiyotik olduğu görülmektedir. Kefir, antimikrobiyel ve antikanserojenik etkisinin yanı sıra değişik beslenme ve büyüme faktörlerini içermesi bakımından her yaştan insan tarafından tüketilmesi gereken bir besindir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Yağmur Gökkaya

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

GÜÇLÜ İMMÜN SİSTEM YAĞMUR GÖKKAYA DİYETİSYEN

Güçlü bir immün sistem için 9 altın kural!

Bağışıklık sistemi, vücudu hastalıklara karşı koruyan patojenleri ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden işleyişlerin tümüdür.

Antioksidant,B6 vitamini,bağışıklık hüreleri,bağışıklık sistemi,besin çeşitliliği,Çinko,folik asit,yeşil yapraklı sebzeler, Diyetisyen Sibel Mumcu, Diyetisyen Sibel Mumcu kimdir, Diyetisyen Sibel Mumcu yazıları, Diyetisyen Sibel Mumcu bağışıklık sistemi, gıda hattı, gıda gündemi, bağışıklığı yükselten besinler, bağışıklığa iyi gelen gıdalar,

Bağışıklık sisteminin desteklenmesi ve güçlendirilmesi, hastalıklara karşı direnç kazanmak ve soğuk algınlığı, grip ve kanserden etkilenme olasılığını azaltmak için en önemli noktadır.

Yetersiz ve dengesiz beslenmeye bağlı olarak bağışıklık sistemimiz zayıflar ve hastalıklara yakalanma olasılığında artış görülür. En ufak soğuk havalarda bile anında hasta oluyorsanız bağışıklık sisteminiz zayıf demektir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için ilacınız besinler olmalıdır.

tavuk şiş, tavuk eti, sağlıklı yemek

1. Güçlü bir immün sistem için 9 altın kural: “Aminoasitler ve proteinler”

Proteinlerin, bağışıklık sisteminin aktif oyuncularından olan antikorların yapımında önemli görevleri vardır. Arginin, glutamin, histidin, metionin bu yapılarda rol alan önemli aminoasitlerdir.

Hayvansal besinler genel olarak protein açısından zengindir. Günlük beslenme programınızda süt ve süt ürünleri,et,tavuk,balık ve yumurta mutlaka bulunmalıdır.Kuru baklagiller ve yağlı kuru yemişler de protein açısından zengin besinlerdendir.

 vitamin d, d vitamini, d vitamini kilo, d vitamini diyet, d vitamini beslenme

2. Güçlü bir immün sistem için 9 altın kural: “A vitamini”

A vitamininin bağışıklık sistemi üzerinde önemli etkileri vardır. DNA sentezine yardım eder ve doku mekanizmasında etkilidir. Bağışıklığı düzenleyici bir vitamin olmasının yanı sıra, immün sistemin önemli bir oyuncusu olan lenfosit ve kan hücrelerinin normal büyümesi için gereklidir. A vitamini yetersizliğinde (doğumda ve sonradan kazanılmış) bağışıklıkta baskılanma görülür. A vitamini kaynakları süt yağı ve yumurta sarısıdır.
A vitamininin öncüsü olan ß-karoten de iyi bir bağışıklık sistemi koruyucusudur. Havuç, pazı, ıspanak, kayısı gibi besinlerde bulunur.

 b grubu vitaminler

3. Güçlü bir immün sistem için 9 altın kural: “C vitamini”

Bağ doku, elastik doku, kemik dokusunun sentezinde rol alır, yara ve yanıkların iyileşmesini kolaylaştırır, pek çok vitamin ve mineralin vücut tarafından rahatça kullanılmasını sağlar. C vitamini eksikliğinde bağışıklık sisteminin hücrelerinin fonksiyonlarında azalma ve hücresel bağışıklık yanıtlarında bozulmalar belirlenmiştir. C vitamini bir antioksidan olmasının yanı sıra, diğer immün sistem üzerinde rol oynayan vitamin ve minerallerin kullanılmasına da yardımcı olur. Bu yüzden beslenmemizde mutlaka taze sebze ve meyveler yer almalıdır. Turunçgiller (greyfurt, portakal, mandalina), kivi, nar, elma C vitamininden zengin meyvelerdir. Ayrıca limon da C vitamininden zengindir. Salatalara limon sıkarak,suyun içine limon dilimi ekleyerek veya limonata halinde tüketerek C vitamini alabilirsiniz.

 iş yaşamında beslenme, işte diyet, ofis zayıflama

4. Güçlü bir immün sistem için 9 altın kural: “B6 vitamini”

Vitamin B6 bağışıklık sistemi hücrelerinin yapısında rol alır ve antikor üretimine yardımcıdır. Eksikliğinde hücresel bağışıklık yanıtının düştüğü, antikor sayısında azalma olduğu tespit edilmiştir. B6 vitamini et, tavuk, balık, kuruyemişler, sütte bulunur.

Antioksidant,B6 vitamini,bağışıklık hüreleri,bağışıklık sistemi,besin çeşitliliği,Çinko,folik asit,yeşil yapraklı sebzeler, Diyetisyen Sibel Mumcu, Diyetisyen Sibel Mumcu kimdir, Diyetisyen Sibel Mumcu yazıları, Diyetisyen Sibel Mumcu bağışıklık sistemi, gıda hattı, gıda gündemi, bağışıklığı yükselten besinler, bağışıklığa iyi gelen gıdalar,

5. Güçlü bir immün sistem için 9 altın kural: “Selenyum”

Selenyum çok güçlü bir antioksidandır, glutatyon peroksidaz enziminin yapısında bulunur ve vücudu hasarlara karşı korur. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi metal zehirlenmelerine karşı da vücudumuzu korur. Selenyum; tam tahıllı ekmeklerde, yağlı kuruyemişlerde, balık ve deniz ürünlerinde, yumurtada, süt ve süt ürünlerinde bulunur. Ceviz ve fındık selenyum açısından zengindir.

 diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

6. Güçlü bir immün sistem için 9 altın kural: “Çinko”

Çinko yetersizliğinde vücuda enfeksiyon girişi kolaylaşır ve hücresel bağışıklık sistemi yavaş cevap vermeye başlar. Çinko serbest radikallere karşı da vücudumuzu korur. Kabuklu deniz ürünleri, et, tavuk, balık ve tam tahıllı ekmekler ve kuru baklagiller çinko açısından zengindirler.

Antioksidant,B6 vitamini,bağışıklık hüreleri,bağışıklık sistemi,besin çeşitliliği,Çinko,folik asit,yeşil yapraklı sebzeler, Diyetisyen Sibel Mumcu, Diyetisyen Sibel Mumcu kimdir, Diyetisyen Sibel Mumcu yazıları, Diyetisyen Sibel Mumcu bağışıklık sistemi, gıda hattı, gıda gündemi, bağışıklığı yükselten besinler, bağışıklığa iyi gelen gıdalar,

7. Güçlü bir immün sistem için 9 altın kural: “Folik asit”

Folik asit yetersizliğinde, hücresel boyutta bağışıklık sistemi yanıtının düştüğü ve antikor üretiminin azaldığı ispatlanmıştır. Folik asit tahıllarda, yeşil yapraklı sebzelerde, portakal suyunda ve kuru baklagillerde bulunur.

 et, keçi eti, keçi eti ucuz mu

8. Güçlü bir immün sistem için 9 altın kural: “Demir”

Demir yetersizliği büyüme ve gelişmeyi etkilediği gibi, bağışıklık sisteminin çalışması ve devamlılığını da etkiler. Demir, bitkisel ve hayvansal kaynaklarda bulunur. Her iki grubun kombinasyonu ile vücuda yeterli demir alımı sağlanır. Et,yumurta,ıspanak,semizotu,pekmez ve kuru üzüm demir kaynaklarıdır. Demir içeren besinlerin yanında C vitamininin tüketilmesi hem demirin emilimini arttırır hem de bağışıklık sisteminin güçlenmesine yarar sağlar. Et yemeklerinizin yanında bol yeşillikli ve limonlu salata tüketerek demir ve C vitamini kaynaklarını bir arada almış olursunuz.

 probiyotikler, prebiyotikler, diyet

9. Güçlü bir immün sistem için 9 altın kural: “Prebiyotik ve probiyotikler”

Prebiyotik ve probiyotikler, bağırsaklardaki yararlı mikroorganizmaları artırarak bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Evde mayalanan yoğurtlarda, maya olarak prebiyotik maya kullanılarak, yoğurdun prebiyotik yapısı artırılabilir. Benzer şekilde kefir, içerdiği prebiyotikler açısından zengin bir besindir. Yoğurt, ayran ve peynirin yapısında doğal olarak prebiyotik bulunmaktadır.

 Antioksidant,B6 vitamini,bağışıklık hüreleri,bağışıklık sistemi,besin çeşitliliği,Çinko,folik asit,yeşil yapraklı sebzeler, Diyetisyen Sibel Mumcu, Diyetisyen Sibel Mumcu kimdir, Diyetisyen Sibel Mumcu yazıları, Diyetisyen Sibel Mumcu bağışıklık sistemi, gıda hattı, gıda gündemi, bağışıklığı yükselten besinler, bağışıklığa iyi gelen gıdalar,

Geleceğin diyetisyeninden öneriler…

* Günlük beslenmenizde yumurta,et-tavuk-balık,süt ve süt ürünleri gibi protein kaynakları eksik olmamalıdır.
* Mevsimine uygun taze sebze ve meyveler sofranızdan eksik olmamalıdır.
* E vitamini kaynağı olan kuru yemişler(ceviz,badem,fındık vs.) ölçülü bir şekilde beslenmenizde yer almalıdır.
* Kış aylarında portakal,mandalina ve elmadan oluşan meyve salataları yapabilirsiniz.
* Güçlü bir antioksidan olan narı salatalarınızın üzerine ekleyebilir ya da ara öğünlerde tüketebilirsiniz.
* Salatalarınıza mutlaka limon ekleyin. Gün içerisinde içtiğiniz suyun içerisine limon dilimi katarak hem C vitamini alıp hem de suya aroma sağlayabilirsiniz.
* Domates yaz aylarında her gün mutlaka tüketilmelidir. Hatta yaz domatesleri konserve yapılarak kış aylarında da yemeklerde ve sos şeklinde tüketilebilir.
* Yemeklerin içerisinde mutlaka sarımsak ve soğan kullanılmalıdır.
* Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut ,mercimek vb.) haftada 2-3 kez tüketilmelidir. Özellikle kış aylarında çorba olarak tüketilebilir. Salatalarda kullanılmasıyla farklı lezzetler elde edilebilir ve böylece tüketimleri arttırılabilir.
* Günlük veya uzun ömürlü sütlerin probiyotikli yoğurtlarla mayalanmasıyla ev ortamında sağlıklı yoğurtlar elde edilebilir. Beslenmenize kefir,turşu gibi mayalandırmış ürünleri ekleyebilirsiniz.
* Haftada 2 kez balık tüketilmelidir.
* Günde en az 5-6 porsiyon tam taneli tahıllar (tam buğday , esmer pirinç vb.) tüketilmelidir. Bu nedenle beyaz ekmekten ziyade tahıllı ekmekler tüketilmelidir.
* Vücutta gerçekleşen çoğu reaksiyon için su gereklidir. Bu nedenle günlük 2-2.5 lt su tüketilmelidir.
* Detaylı bilgi ve kişisel beslenme tedavisi için diyetisyeninize başvurmalısınız.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Yağmur Gökkaya

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

yağmur gökkaya - nar

11 madde ile: “Nar”

Hepimizin çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane bilmecesiyle tanıdığımız nar aslında çok güçlü bir antioksidan olup faydaları yüksek olan bir meyvedir.

nar, nar kalori beslenme diyet

İçerdiği C vitamini, potasyum, demir ve antioksidanlar ile kolesterol ve kan şekerini de dengeleyen nar, kalp sağlığını koruduğu gibi kanser hücrelerinin de gelişmesini engellemektedir. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı daha dirençli olmamızı sağlar.

nar, narın faydaları, nar zayıflatır mı

1. On bir madde ile nar: “Besin değerleri”

Yarım orta boy nar 1 porsiyon meyveye eşdeğerdir. 1 porsiyonu; 49 kalori, 7.43 gram karbonhidrat, 0.21 gram protein, 0.17 gram yağ, 8.17 gram lif, 212 mg potasyum içerir.
Lif içeriği sayesinde kabızlığı önler.

nar, narın faydaları, nar zayıflatır mı

2. On bir madde ile nar: “Punikalajin”

Punikalajin, polifenoller cinsinden organik bir bileşiktir. Adını Latince nar anlamına gelen punica sözcüğünden alır. Sadece narın kabuğunda ve tanesini saran zarlarda bulunur. Nar meyvesinin bu kısımlarına sarı rengi veren punikalajindir. Punikalajin, bağırsaklarda kolayca emilir ve çok güçlü antioksidanlardan biridir.

nar, narın faydaları, nar zayıflatır mı

3. On bir madde ile nar: “Punisik asit”

Punisik asit, sadece nar çekirdeklerinde bulunan bir yağ asitidir ve oranı değişmekle birlikte nardaki yağın yarısından çoğunu oluşturur. Bir narda yaklaşık 2 gram punisik asit bulunur. Punisik asitin obeziteyi önleyici etkisi olabiliceğini gösteren birçok çalışma mevcuttur. Yağlı yemlerle beslenen fareler üzerinde yapılan bir deneyde punisik asit verilen hayvanlarda verilmeyen hayvanlara göre daha az yağlanma görülmüştür. Yüksek kolesterolü olan insanlar üzerinde yapılan klinik bir çalışmada ise nar çekirdeği yağının kalp hastalığı riskini gösteren trigliserit düzeyini düşürdüğü saptanmıştır. Bu deneyler ayrıca punisik asitin yanlış beslenme sonucu ortaya çıkan yüksek kan şekeri ve insülin direnci problemlerini azaltabileceğini göstermiştir.

nar, narın faydaları, nar zayıflatır mı

4. On bir madde ile nar: “Açlık plazma glukozuna etkisi”

Nar, yüksek miktarda şeker içerse de diyabeti olan bireylerde kan şekeri üzerinde olumlu etkileri olduğu görülmüştür. Şeker hastaları üzerinde yapılan bir araştırmada, nar suyu içtikten birkaç saat içinde kan şekeri seviyesinin ve insülin direncinin azaldığı, beta hücreleri faaliyetlerinin arttığı görülmüştür.

diabetus mellitus şeker hastalığı, diyabete ne iyi gelir, diabet diyeti

5. On bir madde ile nar: “Kardiyovasküler şikayetlerde etkisi”

Nar, içerdiği antioksidanlar sayesinde damarlara zarar veren serbest radikalleri yok eder. Böylece kalbe zarar gelmesini önler. Kolesterolü kanda taşıyarak damar çeperlerinde biriken düşük yoğunluklu lipoproteinlerin miktarını azaltıyor ve damarları genişleterek rahatlatan nitrik oksit seviyesini arttırıyor.

nar, narın faydaları, nar zayıflatır mı

6. On bir madde ile nar: “Antikanserojenik etkisi”

Kanser üzerine etkili olabileceği yönünde düşülen narın esas olarak çekirdek kısmıdır. Narın çekirdeği “konjuge linolenik asit” bakımından zengindir; fareler üzerine yapılan çalışmada kolon kanseri, göğüs kanseri, prostat kanseri modelleri üzerinde de belirgin etkisi tespit edilmiştir. Yapılan diğer bir çalışmada deney farelerinin içme suyuna nar suyu karıştırmışlar ve kanserin ilerleme hızının nar suyu miktarı arttıkça yavaşladığını tespit etmişlerdir. Bu miktar ise insanların bir günde içebileceği nar suyuna eşdeğer olduğunu da belirtilmiştir.

nar, narın faydaları, nar zayıflatır mı

7. On bir madde ile nar: “Kan basıncına etkisi”

Yüksek tansiyonu artıran “angiotensin converting” enzimini düşürücü etkisi tespit edilmiştir. Bu etkiyle tansiyonu düşürür.

dişler

8. On bir madde ile nar: “Diş plaklarına etkisi”

Narın dişlerde plak oluşumuna neden olan bakteriler üzerinde etkisi insanlar üzerinde denenmiş ve bakteriler üzerinde ağız gargaraları kadar etkili olduğu görülmüştür.

nar, narın faydaları, nar zayıflatır mı

9. On bir madde ile nar: “Yaşlanma karşıtı özelliği”

Cildi sıkılaştırır, tazeler, yaşlanmayı geciktirir yani anti – aging görevi üstlenmektedir.

sporcu beslenmesi protein

10. On bir madde ile nar: “Tam bir sporcu besini”

Nar, egzersiz sırasında yorulmayı geciktirici etkiye sahiptir.

nar, narın faydaları, nar zayıflatır mı

11. On bir madde ile nar: “Menapoz döneminde kullanımı”

Menopoz döneminde çok faydalıdır. Bitkisel östrojen içerdiği için bu özelliği ile menopozda görülen sıkıntıların azalmasına yardımcı olur.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Yağmur Gökkaya

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz: