Diyetisyene gitmeden önce nelere dikkat edilmeli, diyetisyen şenol yıldız, eskişehir diyetisyen, eskişehir zayıflama, eskişehir beslenme uzmanı, eskişehir diyetisyen doktorları, eskişehir diyet doktorları, eskişehir belediye diyetisyeni, eskişehir şenol hoca, en iyi diyetisyenler, diyetisyene gitmek, diyet tahlilleri, diyetisyen hangi tahlilleri ister, devlet hastanesi diyetisyene gitmek, yunusemre diyetisyen, eskişehir devlet diyetisyen, ssk diyetisyen, mavi hastane diyetisyen, fakülte diyetisyen, acıbadem eskişehir diyetisyen, eskişehir sakarya hastanesi diyetisyen

Diyetisyene gitmeden önce nelere dikkat edilmeli?

Diyetisyenler, sağlıklı ya da hasta bireylere özgü tıbbi beslenme tedavisi öneren profesyonel sağlık personelleridir. 

eskişehir diyetisyen şenol yıldız

Diyetisyene gidiyorum adım 1: Diyetisyene girmek için şişmanlamayı beklemeyin

Yalnız kilo vermek ya da almak için değil; diyabet, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, tiroid rahatsızlıkları, hazımsızlık, sindirim sistemi hastalıkları, doğuşsal metabolik hastalıklar gibi aklınıza gelebilecek neredeyse tüm hastalıkların yanında, sağlıklı beslenme, spor beslenmesi, gebelik ve emziklilik dönemlerinde beslenme ve diyet danışmanlığı konusunda bireylere hizmet eden bir numaralı uzmandırlar.

diyetisyen ara, diyetisyen eskişehir, diyetisyen logo, zayıflama uzmanı, kilo verdiren diyet, diyetisyen doktoru

Diyetisyene gidiyorum adım 2: Diyetisyen araştırması yapın

Rahatsızlandığınızda nasıl görüşmek istediğiniz doktoru internet üzerinden araştırıyorsanız, diyetisyeni de benzer şekilde araştırmalısınız. Görüşeceğiniz kişinin sağlık bilimleri beslenme ve diyetetik lisans mezunu olması gerektiğini unutmayınız.

diyetisyen ara, diyetisyen eskişehir, diyetisyen logo, zayıflama uzmanı, kilo verdiren diyet, diyetisyen doktoru

Diyetisyene gidiyorum adım 3: Diyetisyen seçimini bunlara göre yapın

Beslenme ve diyet danışmanlığı sabır ve zaman gerektiren bir süreçtir. Diyetisyen seçimi yaparken size en yakın diyetisyenleri aratabilir, sonuçları bir liste şeklinde hazırlayabilirsiniz. Listenizde 3 – 5 diyetisyen olsun. Bunların içinden deneyimi, görüşme süresi, ulaşılabilirliği ve ücreti gibi kriterler oluşturup kendinizce bir puanlama oluşturabilirsiniz. Puanlama sonucu karar verdiğiniz diyetisyen yaşamınızda en azında bir süre sizinle birlikte olacak…

diyetisyen ara, diyetisyen eskişehir, diyetisyen logo, zayıflama uzmanı, kilo verdiren diyet, diyetisyen doktoru

Diyetisyene gidiyorum adım 4: Randevu alın

Diyetisyenler de aynı hekimler gibi randevu sistemi ile görevlerini yaparlar. Üçüncü adımda görüşeceğiniz diyetisyeni belirlemiştiniz. Sabırsızlanıp hemen diyetisyenin muayenehanesine / danışmanlık merkezine gitmeyin! Öncelikle internet üzerinden iletişim formlarını kullanarak ya da randevu numarasını arayarak görüşme için en uygun tarihi belirlemelisiniz.

gentest ücreti, gentest ankara, gentest istanbul, gentest nerede yapılır, gentest eğitimi, 8 madde ile "Gentest diyet", gentest nedir, gen test, gen test nedir, genetik test nedir, gentest fiyatı, gen test nasıl yaptırılır

Diyetisyene gidiyorum adım 5: Tahlil yaptırın

Beslenme programlarından maksimum verimi elde etmeniz için, diyetisyeninizle görüşmeden önce kan tahlili yaptırmalısınız. Hangi tahlillein yapılması gerektiği hakkında lütfen diyetisyeninizden bilgi alınız.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi olarak, diyetisyene gitmeden önce yaptırması önerilen tahlilleri sizin için derledik.

  • Açlık kan şekeri, tokluk kan şekeri, insülin
  • Üre, kreatin
  • AST, ALT, GGT
  • Ürik asit
  • Total kolesterol, HDL kolesterol, LDL kolesterol ve trigliserit
  • TSH, serbest T3, serbest T4
  • Total kortizol

atıştırma, diyetisyen ara, diyetisyen eskişehir, diyetisyen logo, zayıflama uzmanı, kilo verdiren diyet, diyetisyen doktoru

Diyetisyene gidiyorum adım 6: Randevu günü bunlara dikkat edin

Diyetisyeniniz ile görüşeceğiniz randevu gününden bir gece önce başlamak üzere dikkat etmeniz gereken bazı durumlar şunlardır:

  • Randevunuza en az 3 saat aç şekilde geliniz.
  • 3 – 4 saat öncesinde çay, kahve gibi kafein içeren içecekler ile asitli içecekler ve su tüketmemiş olmanız gerekmektedir.
  • Son 24 saat içinde alkollü içki kullanmayınız.
  • Ağır fiziksel aktivite ve spor yapmadan geliniz.
  • Ölçüm sırasında üstünüzde metal takı, saat, cep telefonu gibi metalik ve elektronik cihazlar olmamalıdır.
  • Ölçüm öncesi kolay çıkarılabilir çoraplar kullanmalısınız.
  • Büyük abdestinizi yapmış şekilde geliniz.
  • Mevsime uygun ve ince şekilde giyinmiş olmalısınız.

diyetisyen ara, diyetisyen eskişehir, diyetisyen logo, zayıflama uzmanı, kilo verdiren diyet, diyetisyen doktoru

Randevu saatinizde, gecikmeden; kan tahlillerinizle birlikte gelmelisiniz.

Diyetisyen ile yaptığınız görüşme sırasında sizden medikal ve diyet anamnezleri alınacak, vücut analizinizi yapacak, tahlillerinize ve sizin beslenme ve yaşam şeklinize uygun olarak tıbbi beslenme tedavinizi planlayacaktır. Gerek görürse sizi aile hekiminize yönlendirecek ve ek testler yapılmasını isteyecektir.

Yazının başında söylediğimiz gibi tıbbi beslenme programını uygulamak zaman ve sabır gerektiren bir süreçtir. Medyada duyduğunuz beslenme ve diyet önerilerine kulak asmadan diyetisyeninizin önerileri doğrultusunda diyet ve beslenme danışmanlığını sürdürünüz. Maksimum verim sağlamak için de kontrollerinizi aksatmayınız.

diyetlle değişim diyetisyen şule nehir araç

Diyetisyene gitmeyi planlayan bireyler için hazırladığımız yazımızın sonuna geldik. Dahası için lütfen sağlık bilimleri beslenme ve diyetetik lisans mezunu diyetisyeninize başvurunuz.

gercek diyetisyenler sitesi uzman yazari diyetisyen şenol yıldız eskişehir beslenme uzmanı

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

 

 

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

dil rengi ve-hastalıkları

Dildeki lekeler hastalık habercisi

Dil, kas tabakasından oluşur ve üzeri mukoza tabakasıyla kapalıdır. Dilin üzerinde papilla ismini verdiğimiz kabarcıklar bulunur ve bu papillalar besinlerdeki tatlı, tuzlu, acı ve ekşi gibi lezzet duyularının algılanmasını sağlar.

Geleneksel Çin tıbbında dilden hastalıkların teşhisine önem verilmiştir. Çinliler binlerce yıl önce dildeki değişimleri, hastalıklarla bağlantılı olduğunu saptamışlardır. Çin tıbbına göre dil, vücut organlarının aynasıdır. Dilin rengi, düz veya pütürlü oluşu, dil üzerinde dikey veya yatay çizgiler dilin kenarlarında diş izi olması ve dilin şişerek kalınlaşması gibi bir çok etmen vardır.

Kimi zaman dilde sarı, beyaz, kahverengi, siyah, hatta yeşil lekeler oluşur. Bu lekelenmelerin nedeni dil üzerinde bakterilerin kümelenmesidir. Dilde oluşan leke çoğu zaman halitozis adını verdiğimiz kötü kokulara sebep olur. Bu yüzden, dildeki plağın günlük temizlenmesi gerekebilir.

İnce, beyaz, kokusuz, az miktarda olan lekeler olağan sayılır fakat dilin tamamını kaplayacak şekilde kalınsa, ağızdan koku geliyorsa, lekelerin rengi beyaz değil de sarı, yeşil ve kahverengi ise bu patolojik durum sayılır ve bir hastalığın habercisi olabilir.

Dilin durumunu sabah, aç karnına değerlendirmek gerekir. Koyu çay ve kahve gibi besin tüketiminden sonra dilin renginde ve durumunda değişiklikler oluşabilir.

dil ve tat alma duyusuPatolojik lekeler

Dilde patolojik lekelerin oluşma nedenleri çeşitlidir: hatalı beslenme alışkanlıkları, alkol ve sigara kullanımı, infeksiyonlar ve kronik hastalıklar bunlardan başlıcalarıdır.

Kalın ve beyaz lekeler

  • Kalın ve beyaz leke kronik konstipasyonun belirtisi olabilir.
  • Eğer dilin üzerinde bulunan kalın ve beyaz leke hararet ve zehirlenmeyi gösterebilir.
  • Baş ağrısı, kas ağrıları gibi algolojik durumlar da eşlik ediliyorsa, bu bulaşıcı hastalığın belirtisi olabilir.
  • Dilin üzerinde bulunan kalın beyaz leke kandidozun (mantar) belirtisi olabilir. Kandidozun nedeni bazı ilaçların kullanımından kaynaklanabilmektedir.

Beyaz ve gri lekeler

  • Dil kökünde bulunan kalın beyaz veya beyaz-gri leke enterokolit, gastrit, mide ve 12 parmak bağırsağı ülseri gibi mide ve barsak sistemi hastalıklarının habercisi olabilir.
  • Böbrek hastalıkları sırasında beyaz leke dilin yan taraflarında olabilir.

Gri lekeler

Gri leke mide ve duedenum ülserinin habercisi olabilir.

Sarı lekeler

Sarı leke, karaciğerden salgılanan safra sıvısında ya da safra kesesinde bir patolojik durumu gösterebilir.

Koyu sarı lekeler

Koyu sarı lekeler, karaciğer ve safra yolları hastalıkların belirtisi olabilir.

Kahverengi lekeler

Çok miktarda alkollü içkileri kabul eden ve sigara içen insanın dili üzerinde kahverengi leke oluşabilmektedir.

Yeşil lekeler

Antibiyotiklerin, hormonların ve bazı diğer besin preparatlarının kullanımı dilde yeşil lekelerin oluşmasına neden olabilir.

Siyah lekeler

Siyah lekeler ender görülür. Bu renk lekeler genelde Crohn’s hastalığı, Yersinia pestis, kronikleşen safra ve mide hastalıkları sırasında görülebilir.

Yukarıda anlattığım patolojik lekeleri kendinizde gözlemlediyseniz, en kısa zamanda hekime başvurmalısınız. Hekiminiz, hatalı beslenme alışkanlıklarından kaynaklanan patolojik lekeleriniz olduğunu tespit etmişse sizi diyetisyene yönlendirecektir.

gercek diyetisyenler sitesi uzman yazari diyetisyen şenol yıldız eskişehir beslenme uzmanı

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

beslenme ve diyet unvanları

Yüksek lisans yeni unvan kazandırır mı?

Kişinin diyetisyen, mühendis, hemşire, mimar ve biyolog gibi unvanları almasında lisans öğreniminin yanı sıra, yüksek lisans öğrenimi de etkili midir?

Danıştay 5. Dairesi bu konuya ilişkin önemli bir karar verdi. Danıştay, mevzuat hükümlerine yer verdikten sonra:

Ülkemizde bir meslek ve bu mesleğin unvanını alabilmenin, ancak o meslekle ilgili lisans eğitimi yapmakla mümkün olacağında kuşkuya yer bulunmamaktadır, dedi.

Kararda yüksek lisansa ilişkin olarak ise şu değerlendirmeye yer verildi:

Buna karşılık master (yüksek lisans) öğrenimi, söz konusu bent hükmünde de belirtildiği gibi, belirli bir konuda uzmanlaşmanın ilk basamağını oluşturmakta ancak, kişilere bu eğitime göre bir meslek veya mesleki unvan sağlamamaktadır.

Karar metni için tıklayınız.

Karardan da anlaşılacağı gibi BESYO mezunu olup yurt dışında ya da ülkemizde beslenme bilimleri yüksek lisansı bitirenler beslenme uzmanı unvanı kullanamaz ve beslenme listesi veremezler. 

Beslenme ve diyetetik lisans mezunu olmamasına karşın beslenme uzmanı unvanını kullananları BİMER’e şikayet ediniz.

mengen çorba tarifi

Mengen çorba

8 Diyet porsiyonu için malzemeler

  • 1 TK Pul biber
  • 1 TK Kuru Nane
  • 1 ÇK Tuz (İyotlu)
  • 1 SB Su
  • 2 SB Et suyu
  • 2 YK Buğday Unu
  • 1 YK Tereyağı
  • 1 Adet (Orta/Normal) Kuru Soğan
  • 1 TK Acı Biber Salçası
  • 2 YK Domates Salçası
  • 4 YK Bulgur

Hazırlanışı

Hazırlık süresi 20 dk. ve pişirme süresi 25 dk’dır. Öncelikle bulgurdaki taşları ayıkla ve bulgurları yıka. Yıkadığın bulgurları sıcak suda haşlanana kadar beklet. Bulguru bekletirken bir tencereye tereyağını koy ve erit. Soğanı ince ince doğrayıp tereyağında gezdirilir. Unu da ekle ve kavurmaya devam et. Kavurduktan sonra salçaları ilave et. Daha sonra suyu ilave et ve karıştır. Et sularını da ilave edip karıştırmaya devam et. En son haşlanmış bulguru süzüp baharatlarla beraber tencereye ekleyip karıştır. Mengen çorbası servise hazırdır.

Eskişehirde Diyetisyen Şenol YILDIZ
Gerçek Diyetisyenler Sitesi Diyetisyen Yazıları

Diyetisyen

Şenol Yıldız

?Eskişehir Büyükşehir Belediyesi diyetisyeni
?Ankara Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik, Lisans, 2014
?Osmangazi Üniversitesi, Tıbbi Biyokimya AD, Master, 2018
?Anadolu Üniversitesi, Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Önlisans, 2016
?Anadolu Üniversitesi, Spor Yönetimi, Önlisans, 2018
?Bireysel Koçluk, 2015
?NLP Uygulayıcılığı, 2015

yaşlılarda beslenme

Devlet hastanesinde sözleşmeli çalışan diyetisyenin maaşı ne kadar?

Diyetisyenle sağlıklıyken görüşülmelidir. Peki, zayıf veya şişman değilseniz yani kiloyla ilgili bir probleminiz yoksa ve sağlıklıysanız “Benim diyetisyenle hiç işim olmaz” mı demelisiniz?

Unutmayın önünüzdeki yıllarda birçok sağlık riski sizi bekliyor. Bu risklerden korunmanın en başta gelen önlemi de, bilinçli ve sağlıklı beslenmek. Diyetisyenlerin yalnızca hastalık durumlarında başvurulacak sağlık personelleri olmadığını, onların sağlıklıyken de başvurulacak profesyonel sağlık meslek mensubu olduklarını bilip, bu özelliklerinden yararlanmak, size uzun ve sağlıklı yıllar kazandıracaktır.

Kimler diyetisyen kapsamında değerlendirilir?

Diyetisyen, sağlık bilimleri fakültesi ya da yüksekokulu, beslenme ve diyetetik eğitim ve öğretim programını en az 4 yılda (bir yıl hazırlık ile 5 yılda) tamamlayarak “Beslenme ve Diyetetik Lisans Diploması” alarak “Diyetisyen” unvanını kazanıp, diyetisyenlik mesleğini yapmaya ve uygulamaya hak kazanan profesyonel sağlık personelidir.

Diyetisyenler nerelerde çalışıyor?

Diyetisyenler, devlet hastanelerinde, özel hastanelerde, üniversite hastanelerinde, özel dal hastanelerinde, kadın doğum ve çocuk hastanelerinde, özel kliniklerde, toplum sağlığı merkezlerinde, gün hastanelerinde, tıp merkezlerinde, diyaliz merkezlerinde, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde, özel klinik ya da polikliniklerde, belediyelerde, yaşlı bakım evlerinde, çocuk esirgeme kurumlarında ve diğer sosyal hizmet kurumlarında, beslenme ve diyet eğitim danışma merkezi açarak, kendi ofislerinde, hastanelerde, yemek şirketlerinde, yurtlarda, büyük fabrikalarda, spor kulüplerinde, spor salonlarında, estetik ve güzellik merkezlerinde, üniversitelerde, diğer eğitim kurumlarında, besin takviye şirketleri, ilaç firmaları, araştırma ve endüstri kuruluşlarında çalışabilmektedirler.

Kamu kurumlarında sözleşmeli görev alan diyetisyenlerin maaşı nasıl belirleniyor?

Kamu kurumlarında görev alan diyetisyenlerin maaşı, unvan, göreve başlama tarihi, hizmet yılı, medeni durum, çocuk sayısı (72 aydan küçük çocuk sayısı, 72 aydan büyük çocuk sayısı), sendika üyeliği, görev yeri gibi etmenlere göre değişmektedir.

sağlık bölümleri 2016

Devlet hastanesinde sözleşmeli çalışan diyetisyenin maaşı kaç ₺?

1. Devlet hastanesinde göreve yeni başlayan bir diyetisyenin maaşı yaklaşık olarak 2,800 ₺‘dir.

  • İstihaklar Toplamı : 3,382.66 ₺
  • Kesintiler Toplamı : -580.34 ₺
  • Net Maaş : 2,802.32 ₺

2. Diyetisyenlerin göreve ilk başladıkları yıl olan 1966 yılından bu yana görevini devlet hastanelerinde sözleşmeli olarak sürdürdüğü varsayılan diyetisyenlerin maaşı ise yaklaşık 3,500 ₺‘dir.

  • İstihaklar Toplamı : 4,043.09 ₺
  • Kesintiler Toplamı : -585.92 ₺
  • Net Maaş : 3,457.17 ₺

Diyetisyenler devlet hastanelerinde nasıl göreve başlar?

Kamu kurumlarında görev alan diyetisyenler, ÖSYM tarafından hazırlanan KPSS’ye girerek, yıl içinde gerçekleştirilen atamalarla (yerleştirme) devlet hastanelerinde göreve başlamaktadırlar.

Beslenme ve diyetetik ülkemizde hali hazırda gelişen bir meslek alanıdır. Bu nedenle iyi yetişmiş bir diyetisyenin iş bulma sorunu olmayabilir.

diyetisyen, maaş, hastane

Devlet hastanesinde kadrolu çalışan diyetisyenin maaşı ne kadar?

Diyetisyenle sağlıklıyken görüşülmelidir. Peki, zayıf veya şişman değilseniz yani kiloyla ilgili bir probleminiz yoksa ve sağlıklıysanız “Benim diyetisyenle hiç işim olmaz” mı demelisiniz?

Unutmayın önünüzdeki yıllarda birçok sağlık riski sizi bekliyor. Bu risklerden korunmanın en başta gelen önlemi de, bilinçli ve sağlıklı beslenmek. Diyetisyenlerin yalnızca hastalık durumlarında başvurulacak sağlık personelleri olmadığını, onların sağlıklıyken de başvurulacak profesyonel sağlık meslek mensubu olduklarını bilip, bu özelliklerinden yararlanmak, size uzun ve sağlıklı yıllar kazandıracaktır.

Kimler diyetisyen kapsamında değerlendirilir?

Diyetisyen, sağlık bilimleri fakültesi ya da yüksekokulu, beslenme ve diyetetik eğitim ve öğretim programını en az 4 yılda (bir yıl hazırlık ile 5 yılda) tamamlayarak “Beslenme ve Diyetetik Lisans Diploması” alarak “Diyetisyen” unvanını kazanıp, diyetisyenlik mesleğini yapmaya ve uygulamaya hak kazanan profesyonel sağlık personelidir.

Diyetisyenler nerelerde çalışıyor?

Diyetisyenler, devlet hastanelerinde, özel hastanelerde, üniversite hastanelerinde, özel dal hastanelerinde, kadın doğum ve çocuk hastanelerinde, özel kliniklerde, toplum sağlığı merkezlerinde, gün hastanelerinde, tıp merkezlerinde, diyaliz merkezlerinde, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde, özel klinik ya da polikliniklerde, belediyelerde, yaşlı bakım evlerinde, çocuk esirgeme kurumlarında ve diğer sosyal hizmet kurumlarında, beslenme ve diyet eğitim danışma merkezi açarak, kendi ofislerinde, hastanelerde, yemek şirketlerinde, yurtlarda, büyük fabrikalarda, spor kulüplerinde, spor salonlarında, estetik ve güzellik merkezlerinde, üniversitelerde, diğer eğitim kurumlarında, besin takviye şirketleri, ilaç firmaları, araştırma ve endüstri kuruluşlarında çalışabilmektedirler.

Kamu kurumlarında görev alan diyetisyenlerin maaşı nasıl belirleniyor?

Kamu kurumlarında görev alan diyetisyenlerin maaşı, unvan, derece, kademe, memurluğa başlama tarihi, hizmet yılı, medeni durum, çocuk sayısı (72 aydan küçük çocuk sayısı, 72 aydan büyük çocuk sayısı), sendika üyeliği, görev yeri gibi etmenlere göre değişmektedir.

yaşlılarda beslenme

Devlet hastanesinde çalışan diyetisyenin maaşı kaç ₺?

1. Devlet hastanesinde göreve yeni başlayan yani d/k8/1 olan bir diyetisyenin maaşı yaklaşık olarak 2,900 ₺‘dir.

  • İstihaklar Toplamı : 3,271.96 ₺
  • Kesintiler Toplamı : -436.60 ₺
  • Net Maaş : 2,835.36 ₺

2. Diyetisyenlerin göreve ilk başladıkları yıl olan 1966 yılından bu yana görevini devlet hastanelerinde sürdüren diyetisyenlerin maaşı ise yaklaşık 3,600 ₺‘dir.

  • İstihaklar Toplamı : 4,019.90 ₺
  • Kesintiler Toplamı : -460.77 ₺
  • Net Maaş : 3,559.13 ₺

Diyetisyenler devlet hastanelerinde nasıl göreve başlar?

Kamu kurumlarında görev alan diyetisyenler, ÖSYM tarafından hazırlanan KPSS’ye girerek, yıl içinde gerçekleştirilen atamalarla (yerleştirme) devlet hastanelerinde göreve başlamaktadırlar.

Beslenme ve diyetetik ülkemizde hali hazırda gelişen bir meslek alanıdır. Bu nedenle iyi yetişmiş bir diyetisyenin iş bulma sorunu olmayabilir.

AIDS'ten her gün 14 kişi ölüyorAIDS'ten her gün 14 kişi ölüyor

HIV/AIDS’e karşı bitkisel çözüm mümkün mü?

Her geçen gün yaygınlaşan HIV/AIDS’in radikal tedavisini sağlayacak ilaç ya da aşı henüz kesin olarak bulunamamıştır. Virüsle infekte olan bireyler ilk etapta sağlıklı görünürler, bu nedenle infekte bireylerin bu hastalığı bulaştırma riskleri de yüksektir. Bulaşı durdurabilmenin en efektif yolu HIV/AIDS hakkında bilgilenmektir.

Günümüzde kronik hastalıklar arasında sınıflandırılan HIV/AIDS, vücudun immün (bağışıklık) sistemini etkiler. HIV infekte bireyin immün (bağışıklık) sistemi zayıfladığından vücut için zararlı mikroorganizmalar vücuda daha kolay yerleşir ve birey hastalıklara açık hale gelebilir. Vücut kendini HIV’den koruyabilmek adına antikorlar oluşturur; bu antikorlar, ELISA yöntemi ile araştırılır. Bu testin adına da Anti – HIV testi denmiştir.

HIV’in vücuda bulaşının ardından, Anti – HIV testi ile kontrol edildiğinde, hatasız sonuç verebilmesi için 3 ay geçmesi gerekmektedir. Kimi zaman Anti – HIV testi bizleri yanıltabilmektedir. Virüs bireyin vücudunda olmadığı halde Anti – HIV testi pozitif çıkabilir. Böyle bir yanılgıya düşmemek adına Anti – HIV testi sonrası Western Blood Testi doğrulama testi yapılır. Ancak bu test sonucunun da pozitif çıkmasıyla bireyin HIV ile infekte olduğu kesinleşir.

İnfeksiyonun her evresinde beslenme önem taşır. Diyetisyen denetiminde beslenme ve diyet tedavisinde yapılacak yeni düzenlemeler, HIV infekte bireyin kaygı ve endişelerini azaltacaktır. Bu nedenle HIV infekte bireylerin klinik bakteriyoloji ve infeksiyon hekimi ile diyetisyeninin önerilerini uygulamalarını öneriyoruz.

HIV/AIDS’e karşı fitoterapi mümkün mü?

Fitoterapi terimi bitkilerle tedavi anlamına gelmektedir. Hastalıkları tedavi etmek için insanoğlu çok eski çağlardan beri bitkilerden medet ummuş; kimi zaman da karşılığını almıştır. Günümüzde fitoterapi farmakognozi ana bilim dalınca ele alınır. Fitoterapi uygulamalarının geçmiş ile günümüz arasında en büyük fark artık bitkilerin bütünüyle değil, yarar sağlayan birimlerinin tedavi amacıyla kullanılmasıdır: önceleri bitkinin uçucu yağından yararlanmak için onun çayı yapılıp içilirken şimdi o bitkideki uçucu yağ ekstrakte edilerek tek başına bitkisel destek şeklinde kullanılmaktadır. Bu da bitkinin yarar sağlamayan fakat yan etkileri de olabilen bölümlerinden hastayı uzak tutmayı sağlamaktadır.

Biz diyetisyenler, HIV/AIDS infeksiyonuna karşı önerilen bitkisel desteklerin ancak klinik bakteriyoloji ve infeksiyon hekimi ile diyetisyene danışılmasıyla kullanılabileceğini dile getiriyoruz.

Meyan Kökü (Glisirrhiza glabra)

Meyan kökünde bulunan glisirrhizin, HIV etkeninin sağlıklı hücrelere yerleşerek genetik yapısını bozarak viral çoğalmayı sağlamasını engeller. Meyan kökü, klinik bakteriyoloji ve infeksiyon hekimi ile diyetisyeninize danışarak tek başına meyan kökü çayı olarak, 30g’dan az meyan kökü içermesi koşuluyla diğer bitki çayları ile karışım halinde ya da çiğnenerek tüketilebilir.

Sarı Kantaron (Hipericum perforatum)

Sarı kantaron bitkisinde HIV’e karşı etkili olduğu bilinen hiperisim ve sudohiperisin isimli iki bileşen bulunur. Hamilelerin ve doğrudan güneş altında çalışan işçilerin sarı kantaron bitkisini kullanmamalarını öneriyoruz. Klinik bakteriyoloji ve infeksiyon hekimi ile diyetisyeninize danışarak günde 2 – 3 kez 20 – 25 damla sarı kantaron tentürü kullanabilirsiniz. Ayrıca sarı kantaron bitkisini sürekli olarak kullanan HIV infekte bireylerin diyetisyen denetiminde hazırlanmış beslenme ve diyet tedavilerinde turşu, alkollü içkiler ve tirozin içeren besinler kısıtlanacaktır.

Aloe (Aloe vera)

Aloe vera bitkisinde bulunan Asemannan, immün (bağışıklık) sistemini uyaran güçlü bir bileşendir. Asemannan’ın, HIV’e karşı etkili olduğu yapılan deneylerle saptanmıştır. Klinik bakteriyoloji ve infeksiyon hekimi ile diyetisyeninize danışarak Aloe vera’nın suyunu günde 4 kez 250mg alabilirsiniz.

Dulavrat Otu (Arktium lappa)

Lawrence Review of Natural Product Dergisi’nde yayımlanan bir makalede Dulavrat otunun HIV’e karşı etkili olduğuna yer verilmiştir. Klinik bakteriyoloji ve infeksiyon hekimi ile diyetisyeninize danışarak Arktium lappa’yı kullanabilirsiniz.

Armut (Pirus kommunis)

Armut klorojenik asit ile kafeik asit yönünden zengin bir meyvedir. Kafeik asit, immün (bağışıklık) sistemini uyaran bir kaynaktır.

Sarımsak (Alyum sativum)

Yapılan araştırmalara göre sarımsağın Zatürre ve Herpes simpleks ile birlikte içerdiği ajoen bileşiği sayesinde HIV’e karşı kullanılabileceği belirlenmiştir. Düzenli olarak birkaç diş sarımsağı güvenle tüketebilirsiniz.

Soğan (Alyum sepa)

Soğan Kuersetin antioksidanı açısından zengin bir besindir. Sarımsak ile benzer özelliklere sahip olan soğanı HIV infekte bireyler güvenle tüketebilir.

Dahası için klinik bakteriyoloji ve infeksiyon hekimi ile birlikte muhakkak diyetisyeninize danışın, daha sağlıklı günler.

Eskişehirde Diyetisyen Şenol YILDIZ

Diyetisyen
Dyt. Şenol Yıldız

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Yöneticisi ve uzman yazarı

?Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Diyetisyeni
? Ankara Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Lisans, 2014
? Osmangazi Üniversitesi Tıbbi Biyokimya Master, 2018
? Anadolu Üniversitesi Sağlık Yönetimi Önlisans, 2016
? Anadolu Üniversitesi Spor Yönetimi Önlisans, 2018

diyetisyenin tüm yazılarıuzaktan online diyetuzmana soru sor