ekmek diyet

Ekmekte hangi besin ögeleri bulunur?

Buğday, insan beslenmesi için zorunlu olan

  • tiamin (B1-vitamini),
  • riboflavin (B2-Vitamini),
  • pantotenik asit (B3- vitamini),
  • nikotonik asit (niasin) ve
  • tokoferol (E vitamini) gibi vitaminlerin önemli bir kaynağıdır.

Başlıca B grubu vitaminleri, kabuk ve embriyo gibi tanenin dış kısımlarında yüksek oranda, endosperm gibi tanenin orta kısmında düşük miktarlarda bulunmaktadır.

Buğday rüşeyminin, vitamin ve protein miktarı yüksek, aminoasit dengesi iyidir. Özellikle

  • B grubu vitaminleri,
  • tokoferol,
  • lizin,
  • treonin,
  • arginin,
  • aspartik asit,
  • alanin,
  • valin aminoasitlerince zengindir. Buğday unundan yapılan ekmeklerde, buğdayda bulunan bütün besin öğeleri vardır.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Rumeysa Çelik

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

chia tohumu

Popüler bitki: Chia

Son zamanların en popüler besinleri arasında yer alan Chia tohumu, tarihte Mayalar ve Azteklerin uzun yolculuklarda enerji vermesi ve tokluk sağlaması için yanlarına aldıkları en önemli besin kaynağıdır.

Chia tohumu, bir adaçayı türünün (Salvia hispanica) tohumlarından elde edilir.

Günümüzde özellikle Amerika ve Avrupa’da kullanımı fazladır.

Chia maya dilinde güç anlamına gelmektedir. Bu tohumun içinde protein, lif, antioksidan, kalsiyum ve Omega 3 yağ asitleri yüksek oranda bulunur. Ayrıca doymuş yağ oranı düşüktür. Kalp ve damar sağlığı açısından çok yararlı bir besin kaynağıdır.

Bağışıklık sistemin güçlenmesinde, diş ve kemik sağlığının korunmasında önemli bir yere sahiptir. Yüksek oranda lif içerdiğinden bağırsakların düzenli çalışmasını ve metabolizmanın hızlanmasını sağlar. Protein açısından zengin olduğu için diyetlerde tokluk hissi vermesi amacıyla da tercih edilebilir.

Chia yağ yakar mı?

Maalesef, bilimsel olarak zayıflattığına dair yeterli çalışma yoktur.  ABD ‘de yapılan bir araştırmada BKI 25kg/m2 üzerinde olanlara 12 hafta süresince normal diyetlerine 50 gr/gün chia tohumu ya da plasebo (etkisiz) verilmiş. Bu süre sonunda yapılan değerlendirmelerde chia tohumu verilen bireylerde kan lipit değerlerinde veya kilo verdirici etkisi ile ilgili belirgin bir azalma tespit edilmediği bildirilmiş. Ancak yüksek oranda lif ve protein içermesinden dolayı zayıflama diyetlerinde tok kalmanızı ve bağırsaklarınızın düzenli çalışmasını sağlayacaktır. Beslenmenizde her türlü yiyecek ve içeceğe ekleyebileceğiniz chia tohumunu et yemeklerine, salatalara, yoğurda, çorbalara katarak veya suya katıp jel kıvamına getirerek de tüketebilirsiniz.
Aynı zamanda Chia;

  • Gluten içermez. Bu nedenle çölyak hastaları tarafından rahatlıkla tüketilebilir.
  • Tadı yoktur. Bu nedenle diyette uygun yiyecek ve içeceklerin içine katılarak tüketilebilir.
  • Çorbalara un yerine kıvam arttırıcı olarak kullanılabilir.

Özellikle iştahsız çocuklarda, yaşlılarda, veganlarda protein ve demir minerali ihtiyacını karşılamak için kullanılabilir.

100 g chia tohumu…

486 Kkal, 42.2 g karbonhidrat, 16.5 g protein,  30.7 g yağ, 34.4 g lif, 631 mg kalsiyum, 7.72 mg demir bulunur.

Barselona’da yaptığım chia araştırmalarında marketlerde, pazarlarda chia’yı bisküvi, bar karışımı, tahıl gevreği gibi birçok ürüne karıştırılmış olarak bulmak mümkün. Umarım yakın zamanda Türkiye’de de tüm raflarda görebiliriz bu faydalı bitkiyi…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Rumeysa Çelik

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

Çölyak, arpa ve çölyak, buğday ve çölyak, çavdar ve çölyak, Çölyak hastalığı, Çölyak hastalığı nasıl bir rahatsızlıktır, Çölyak hastalığı nedir, çölyak ve bağışıklık sistemi, diyetisyen rümeysa çelik, gluten enteropatisi, gluten hassasiyeti, kalıcı intolerans, oto-immün sistem rahatsızlığı, oto-immün sistem rahatsızlığı nedir, proksimal ince barsak alerjisi, rümeysa çelik, villi, villus, willi, yulaf ve çölyak, Buğday, arpa, yulaf ve çavdar yerine pirinç, patates, nohut, mercimek, kestane, soya, fasulye, fındık, çölyak, celiak, çöyak hastalığı, çölyaklılar neleri yiyemez, çölyaksız gıdalar, glutensiz gıdalar, glutensiz besinler, çöyak diyeti, çölyak önerileri, çölyakta Karaağaç ve kavunağacı bitkisinin çaylar,

7 maddede çölyak

  1. Çölyak hastalığı (gluten enteropatisi) genetik olarak duyarlı kişilerde başlıca buğdaydaki gluten, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllardaki gluten benzeri diğer tahıl proteinlerine karşı kalıcı intolerans olarak gelişen proksimal ince barsak alerjisidir.
  2. Çölyaklı hastalar gluten içeren yiyecekler yediklerinde, onların bağışıklık sistemleri bunu ince bağırsaklara zarar vererek yanıtlar.
  3. Özellikle çok küçük ve parmak şekline benzeyen villus olarak adlandırılan ince bağırsaktaki emilimi sağlayan yapılar kaybolur; düzleşir ve görevini yapamaz hale gelir. Yiyeceklerdeki besin ögeleri bu villuslardan geçerek kan dolaşımı içine emilirler. Villuslar olmadan kişi; ne kadar yiyecek yerse yesin beslenemez.
  4. Vücudun kendi bağışıklık sistemine zarar vermesinden dolayı çölyak hastalığı oto-immün sistem rahatsızlığı olarak düşünülmektedir. Bununla birlikte, yiyeceklerin emilememesinden dolayı sindirim rahatsızlığı olarak da sınıflandırılabilmektedir.
  5. Avrupa’da hastalığın görülme sıklığı 1/350 ile 1/2000 arasında değişirken İrlanda ve Avusturya‘da hastalık prevelansı daha yüksektir. Görülme sıklığı Kuzey Amerika‘da Avrupa‘dan düşüktür.
  6. Türkiye’de 700.000 Çölyak hastası olduğu tahmin edilmektedir. Başka bir deyişle her 100 kişiden 1’i Çölyaklıdır.
  7. Ne yazık ki bunların çok büyük bir kısmı tanı konulmayı beklemektedir…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Rumeysa Çelik

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

Tam buğday ekmeği tüketmeniz için 3 neden

Tam buğday ekmeği tüketmeniz için çok neden var. İşte bunlardan birkaçı:

Tam buğday ekmeği ve obezite ilişkisi

• Mide boşalmasını ve acıkmayı geciktirir. Doyma duyusunu arttırır.
• Yavaş emildiği için insülin salgısı pik yapmaz yavaşlatılır.
Tam buğday ekmeği ve diyabet ilişkisi:
• Kan şekerini dengeler.
• İnsülin rezistansını(direncini) azaltır.
• Kronik komplikasyonların oluşumunu geciktirir.

Tam buğday ekmeği ve GİS (gastrointestinal sistem) florası ilişkisi

• Tam buğday ekmeği iyi bir prebiyotiktir.
• Kolon(bağırsak), rektum kanseri oluşumunu azaltır.

Tam buğday ekmeği ve kolesterol ilişkisi

• Kolondaki kütleyi seyreltir, mutajen ve karsinojenlerin yoğunluğunu azaltır.
• Kolon içeriğinin toksisitesini azaltır, bifidobakterilerin büyümesini uyararak prekanserojen lezyonların gelişimini engeller.
• Tam buğday ekmeği tüketiminin kolesterol düşürücü etkisi vardır.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Rumeysa Çelik

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

ekmek zararlı mı, ekmek yararlı mı, diyette ekmek olur mu, ekmeği kesmek zayıflatır mı

5 maddede ekmek ve sağlık ilişkisi

Ekmeğin insan sağlığı üzerine çeşitli olumlu etkileri vardır.

  1. Öncelikle ekmeğin içindeki mayanın önemine değinelim. Bağışıklık sistemimizin ilk savunmasını yapan makrofajlar (beyaz kan hücreleri) üzerindeki özel yüzeylere bağlanarak, bağışıklık sistemini aktif hale getirmesinden dolayı güçlü bir immün sistem destekleyicisi olan Beta-Glukan, ekmek mayasında bulunan tamamen doğal bir besin kaynağıdır. Bu madde; enfeksiyonlara karşı savunma görevi yapan hücreleri aktif hale getiren, vücuda giren yabancı hücreleri sarıp yok eden ve vücudun savunma mekanizmasını harekete geçiren etkiyi başlatır. Bunun sonucunda da güçlü bir bağışıklık sistemi oluşur. Beta-glukan yani ekmek mayası; aynı zamanda, kolesterol ve kan şekeri düzeylerinin azalmasına katkıda bulunur, vücutta yıpranmış, hasar görmüş dokuların iyileşmesine yardım eder ve antioksidan özellik gösterir.
  2. Birçok görüşe göre, özellikle şeker hastalarının diyetinde ekmek sınırlandırılmamakta, kepekli ekmeğin, yulaf ekmeğinin istenilen miktarda yenmesi önerilmektedir.
  3. Posanın, buğday kepeğinin, kan yağlarının yükselmesini de önlediği gözlenir. Kan yağlarının yüksekliği koroner kalp hastalıkları için önemli bir risk faktörü sayıldığından bu gibi durumu olanlara kepekli ekmek, yulaf ve çavdar ekmeği yemeleri diyetisyenlerce önerilir.
  4. Kepekli ekmeğin enerji değeri düşüktür ve insana doygunluk verir. Bu nedenle de kilo almak istemeyenlerin, zayıflamak isteyenlerin beyaz ekmek yerine kepekli ekmek ve çavdar ekmeği yemesi önerilir.
  5. Posası yüksek diyetlerle beslenen toplumlarda kalın bağırsak hastalıkları (kanser, divertikül yani kalın bağırsakların çeperinde yıllar içinde oluşan küçük baloncuklar, vb.) ender görülürken, bu hastalıklar, posası düşük diyetlerle beslenen batı toplumlarında önemli bir sağlık sorunu oluşturur.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Rumeysa Çelik

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

ekmek çeşitleri diyet, Tam Buğday Ekmeği yararlı mı, ekmek, ekmek kaç kalori, ekmek kilo aldırır mı, hangi ekmek daha faydalı, hangi ekmek yenmeli, rümeysa çelik

Sofraların baş tacı “çeşitleriyle ekmek”

Dünyanın birçok ülkesinde günlük enerjinin büyük bir kısmı tahıl ve tahıl ürünlerinden sağlanmaktadır. En önemli besinlerden olan ekmek lif kaynağı olması yanında yüksek karbonhidrat, mineral, vitamin, yağ içeriği bakımından pozitif sağlık katkısı olan bir besin maddesi olarak kabul edilmektedir.

Ekmeğin besin içeriği

Buğday ununa; su, tuz, maya gerektiğinde şeker, enzimler, enzim kaynağı olarak malt unu, vital gluten ve izin verilen katkı maddeleri ilave edilip bu karışımın tekniğine uygun olarak yoğrulması, şekillendirilmesi, fermantasyona bırakılması ve pişirilmesi ile yapılan üründür.

Ülkemizde hem beslenme alışkanlıkları hem de ekonomik yapı nedeniyle ekmeğin diyetteki önemi, gelişmiş ülkelere kıyasla daha fazladır.

Bugün günlük kalorinin yarıdan fazlasının, proteinin de üçte ikisinin tahıl ve ürünlerinden sağlandığı tahmin edilmektedir. Görülüyor ki; dünyada ekmeğin önemi eski çağlarda olduğu gibi günümüzde de sürmektedir. Günlük ekmek tüketimi bireylerin özelliklerine, alışkanlıklarına, yaşam ve çalışma biçimlerine ve diyetlerinin bileşimine göre değişir.

TGK’ye göre ekmeklerin sınıflandırılması

Türk Gıda Kodeksi’nin 5 Mart 2008 tarihinde yayınlanan Resmi Gazetede Ekmek ve Ekmek çeşitleri konusundaki değişiklik yapılan maddede ekmek çeşitleri şöyle sınıflandırılıyor:

  • Tam Buğday Ekmeği: Tam buğday unundan tekniğine uygun olarak üretilen ekmektir. Tam tahıl; buğday, pirinç, mısır, çavdar, yulaf gibi tahıl tanelerinin kabuğundan ve özünden ayrılmamış halidir.
  • Kepekli Ekmek: Buğday ununa en az %10 en fazla %30 oranında kepek ilave edilip tekniğine uygun olarak üretilen ekmektir. Piyasada “kepek ekmeği “adıyla satılan ekmek, kepeği alınmış buğday ununa kepek eklenerek yapılır.
  • Çavdarlı Ekmek: Buğday ununa en az %30 en fazla %50 oranında çavdar unu, istendiğinde çavdar karması veya çavdar ezmesi ilave edilip tekniğine uygun olarak üretilen ekmektir.
  • Yulaflı Ekmek: Buğday ununa en az %15 oranında yulaf unu veya yulaf ezmesi veya yulaf kepeği veya yulaf kırığı veya bunların karışımı ilave edilip tekniğine uygun olarak üretilen ekmektir.
  • Mısırlı Ekmek: Buğday ununa en az %20 en fazla %50 mısır unu, istendiğinde mısır irmiği ilave edilip tekniğine uygun olarak üretilen ekmektir.
  • Karışık Tahıllı Ekmek: Buğday ununa her birinden en az %5 oranında olmak üzere mısır, arpa, yulaf, çavdar, pirinç, triticale unları, kırmaları veya ezmelerinden en az üçü ilave edilip tekniğine uygun olarak üretilen ekmektir.
  • Vakıfkebir/Trabzon Ekmeği: Normal mayalı hamurun bekletilmesiyle asitliği yükselen ekşimiş hamurun 4-8 saatlik fermentasyon süresi ile kabartılarak, 180-200 derecede pişirilmesi sonucu elde edilen en az 2 kg ağırlığındaki ekmektir.
  • Diğer Ekmek Çeşitleri: Bir veya birden fazla tahıl unu, tahıl ezmesi, tahıl kırması, tahıl irmiği, buğday, arpadan elde edilen malt unu, soya unu, bitkisel yağ, süt ve süt türevleri, lif veya diğer çeşni maddelerinden bir veya birkaçının ilave edilmesi ile tekniğine uygun olarak üretilen ekmek çeşitleridir.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Rumeysa Çelik

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

kusma halsizlik çölyak

Çölyak tedavisinde diyetisyenin rolü

  1. Çölyak tanısı uzman gastroenterolog tarafından konulduktan sonraki aşamada uyulması gereken tek tedavi yöntemi ise size uzman diyetisyen tarafından önerilen tıbbi beslenme tedavisidir.
  2. Bu tıbbi beslenme tedavisi gluten içermeyen besinlerden oluşur. Diyetisyenlerce tüketilmesi önerilen ve tüketilmesi önerilmeyen besinler diğer maddelerde yer almaktadır.
  3. Çölyakta Diyetisyenlerce tüketilmesi önerilmeyen besinler: Buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi tahıllar ve bu tahıllarla yapılan her türlü besinler:
    1. bulgur,
    2. makarna,
    3. erişte,
    4. kuskus,
    5. bisküvi,
    6. simit,
    7. dondurma külahı,
    8. ekmek,
    9. tarhana,
    10. yarma,
    11. irmik,
    12. kraker,
    13. börek,
    14. hamur tatlıları,
    15. kurabiye,
    16. pasta,
    17. ketçap,
    18. hazır çeşni vericiler ve
    19. unla yapılmış soslar tüketilmemelidir.
  4. Çölyakta Diyetisyenlerce tüketilmesi önerilen besinler: Buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi tahıllar ve bu tahıllarla yapılan her türlü besinlerin dışında kalan:
    1. Pirinç,
    2. patates,
    3. nohut,
    4. soya,
    5. fasulye,
    6. fındık,
    7. kestane,
    8. mercimek gibi besinler ve
    9. bunlardan elde edilen unlar.
    10. Çölyak hastaları etiketinde “GLUTENSİZ” ibaresi olan tüm besinleri rahatlıkla tüketebilirler.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Rumeysa Çelik

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

Çölyak, arpa ve çölyak, buğday ve çölyak, çavdar ve çölyak, Çölyak hastalığı, Çölyak hastalığı nasıl bir rahatsızlıktır, Çölyak hastalığı nedir, çölyak ve bağışıklık sistemi, diyetisyen rümeysa çelik, gluten enteropatisi, gluten hassasiyeti, kalıcı intolerans, oto-immün sistem rahatsızlığı, oto-immün sistem rahatsızlığı nedir, proksimal ince barsak alerjisi, rümeysa çelik, villi, villus, willi, yulaf ve çölyak

Çölyak teşhisi nasıl konuluyor?

Hastalığa buğday, arpa, yulaf, çavdar gibi tahılların içerisinde bulunan gluten isimli bir proteinin ince bağırsakta parçalanamaması neden olmaktadır.

Çölyak teşhisi zordur

Çölyak hastalığının teşhisindeki zorluk başka hastalıkların belirtileriyle aynı olabilmesidir.

Çölyağın  kesin tanısı

Bu nedenle kesin tanı özel kan tahlilleri

AGA – Anti Gliadin Antikorları (IgA-IgG) ve

EMA -Anti Endomisyum ile deneyimli bir gastroenterolog tarafından ince bağırsak biyopsisi alınarak konulur.

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Rumeysa Çelik

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz:

6 maddede çölyak hastalığının belirtileri

  1. Hastalığa buğday, arpa, yulaf, çavdar gibi tahılların içerisinde bulunan gluten isimli bir proteinin ince bağırsakta parçalanamaması neden olmaktadır. Çölyaklılar glutenli besinler aldıkları zaman bağışıklık sistemi uyarılır ve bağırsağın iç yüzeyi iltihaplanır.
  2. Sağlıklı bağırsak hücrelerinin yüzeylerinde bulunan villüsler iltihaba bağlı olarak azalır veya kaybolur. Bunun sonucunda iltihaplı bağırsak yüzeyi, bazı besin maddelerini emip kana karıştıramaz. Bu da başta vitaminler ve mineraller olmak üzere vücudun gereksinim duyduğu çeşitli maddelerin eksikliğine yol açarak başka hastalıklara ve gelişme geriliklerine ortam hazırlar.
  3. Çölyak hastalığının oluşumunda dikkat çekici faktörlerden birisi kişinin anne sütüyle ne kadar zaman beslendiğidir. Uzun süre anne sütüyle beslenen kişilerde çölyak hastalığını belirtileri daha geç ortaya çıkmaktadır.
  4. Diğer bir faktör ise gluten içeren yiyeceklerin yenilmeye hangi yaşta başlandığı ve ne kadar gluten yenildiğidir.
  5. Çölyağın ortaya çıkması için;
    – Kalıtımsal olarak geni taşımak,
    – Gluten tüketmiş olmak,
    – Genin tetiklenmesi gerekmektedir. Genin tetikleyicileri; stres, travmalar (ameliyat, hamilelik, cerrahi müdahale), aşırı unlu besinlerin tüketimi, kalitesiz unlu besinlerin tüketimi ve viral enfeksiyonlardır.
  6. Çölyak belirtileri, karın bölgesinde öne doğru şişkinlik, yaşa göre kilo azlığı, kas zayıflığı, kansızlık, dışkıda anormallik, büyük tuvalet ihtiyacı artması, kusma, bezginlik, iştahsızlık, büyüme geriliği, ağız içinde oluşan aftlar (yaralar), iştahsızlık, gaz şikayetleri, eklem ve kemik ağrıları, sinirlilik, ciltte kaşıntılı döküntüler…

Gerçek Diyetisyenler Sitesi Uzman Yazarı - Diyetisyen Adayı Rumeysa Çelik

uzmanın tüm yazılarıdiyetisyenden online diyet alsoru sor

Eğer siz de Gerçek Diyetisyenler Sitesi‘nde uzman yazar olmak istiyorsanız aşağıdaki bağlantıdan bize ulaşabilirsiniz: