Ketojenik diyet ve epilepsi

Popüler diyetlerden biri ama asıl dirençli epilepsisi olan çocuklarda ilaç tedavisine yardımcı olmak için tercih edilen ketojenik diyet; zayıflama diyeti olarak kullanılmamalı…

Karbonhidratı azaltan bu beslenme modelini sağlıklı bireyler için uygun bulmuyorum

Çoğu doktor da yazılarında benim gibi düşünüp kanıtlarıyla bu görüşlerini desteklemiş. Sonuçta karbonhidrat bizim temel enerji kaynağımız, hayat boyu beslenmemizden çıkaramayız ve vücutta birçok işlevi var. En önemli işlevi beyinin enerji kaynağı olan karbonhidratları azalttığımızda; beyin, yağ yakımı ile ortaya çıkan keton cisimciklerini kullanır. Ama bu sağlıklı bireyler için önerlmez. Ayrıca karbonhidratı azaltmak asit-baz dengesinden tutun böbrek fonksiyonlarına kadar bizi olumsuz etkiler.

Genelde dirençli epilepsisi olan çocuklarda ilaç tedavisine ek kullanılır dedik. Epilepsi ne o zaman ona bakalım?

Epilepsi

Epileptik nöbetlerin izlendiği nörolojik bir hastalıktır. Epilepsi olgularının çoğunluğunun tam olarak nedeni bilinmemektedir. Doğumsal beyin yapı bozuklukları, menenjit gibi infeksiyonlar, genetik hastalıklar, kafa travmaları epilepsiye yol açabilmektedir.

Hastalığın tedavisinde antiepileptik ilaçlar, ketojenik diyet, vagus sinir uyarımı ve cerrahi yöntemler kullanılmaktadır. Epilepside hastanın ilaçlarını düzenli kullanması ve kontrole gitmesi önemlidir.

Epilepsi ilaç tedavisinin amacı

Hiç yan etkisiz tam nöbet kontrolünün sağlanmasıdır. Tedavide mümkünse tek ilaç tercih edilmelidir. Ebeveynler tedavinin amacı, etkinliği ve yan etkileri konusunda bilgilendirilmelidir. Hastalar nöbet kontrolü, yan etkiler ve tedaviye uyumun gözden geçirilmesi amacıyla düzenli aralıklarla izlenmelidir. En az 2 yıl süreyle tam nöbet kontrolü sağlanan hastalarda epilepsi ilaç tedavisine son verilmesi gündeme gelebilir. Nöbetleri epilepsi ilaç tedavisine dirençli olan bir grup hastada ise ketojenik diyeti de içeren farklı tedavi seçenekleri gerekebilir.

Ayrıca erişkin epilepsili bireylerde ketojenik diyet önerilmemektedir. Düşük karbonhidrat, yeterli protein ve yüksek yağ içeriği olan ketojenik diyet 1920’den beri dirençli çocukluk cağı epilepsisi tedavisinde kullanılmaktadır.

Yararlanılan kaynaklar
Ketojenik diyet. Turkiye Klinikleri J Pediatr Sci 2014;10(3):28-33. Epilepside Tıbbi Tedavi ve Ketojenik Diyet Uygulaması. Turkiye Klinikleri J Pediatr Sci 2008;4(4):42-8. Epilepsi. Turkiye Klinikleri J Pediatr Nurs-Special Topics 2015;1(3):46-53.

Diyetisyen Başak Gökay - ProfilDyt. Başak GÜNAY

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Büyükçekmece
başak günay alkol diyeti

Diyette alkole yer verilir mi?

Sağlıklı beslenirken doğru alışkanlıklar kazanmaya çalışıyoruz. Birçok hastalığın risk faktörü alkol, değiştirilmesi en güç alışkanlıklardan olabiliyor bazen… Sağlık problemi olmayan insanlar için ölçülü tüketiminde sorun olmayacağını düşündüğüm alkolle ilgili birkaç bilgi paylaşmak istiyorum:

Alkolün metabolik yıkımı ve eliminasyonunda rol oynayan temel organ karaciğerdir.

Etanol (alkol) karaciğerde alkoldehidrogenaz (ADH) tarafından hidrojen ve asetaldehite okside olur. Asetaldehid ise daha sonra aldehiddehidrogenaz ile asetata okside olur. Bu da sitrikasit siklusuyla karbondioksite dönüştürülür.

Yani aşırı tüketimiyle zarar verdiği ilk organ da karaciğer oluyor bu durumda! Tabii kalp, mide gibi diğer organları da etkiliyor. O nedenle ölçülü kullanmakta yarar var.

Etanolden daha toksik olan asetaldehit, fiziksel değişliklerle daha çok ilişkilidir. Adrenal medulladaki kromofin hücrelerinden ve sempatik sinir uçlarından katekolamin salınımını arttırır. Bu da kalp atım hızını artırır, damarları genişletir ve karotise kan akımını hızlandırır.

Ayrıca alkol vazodilatördür ve sinir sistemi ile ilişkilidir

Ağırlık sorunu olanlar, diyet yapanlar; alkollü içkinin enerjisi hesaplayıp günlük tüketilen enerjiden çıkararak alkol tüketebilirler. Ama tabii sağlıklı bir bireysek ve yine ölçülü olarak!

Kalori bakımından en düşükten yükseğe doğru alkol çeşitlerini sıralayacak olursak

Vermut < Likör < Şarap < Rom < Şampanya < Viski = Tekila < Bira < Brandy < Cin < Rakı < Votka

Ayrıca alkol alırken beslenme ile ilgili önerilere değinecek olursak

  • Alkolle etkileşime giren ilaçlarınıza aman dikkat edin!
  • Alkol içerken yanındaki meze, çerez gibi sevimli görünen kalori bombalarına ölçü koyun.
  • Hatta kalori bombalarını sağlıklı olanları ile (peynir, salata, meyve, vb.) yer değiştirebilirsiniz, tabii yine ölçülü…

Diyetisyen Başak Gökay - ProfilDyt. Başak GÜNAY

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Büyükçekmece

Gözlerinize ve cildinize iyi bakar: “Lütein”

Adı yeni yeni duyulan bir antioksidan; Lütein. Etkinliği hakkında daha çok çalışmaya ihtiyaç olan bu güzel bileşiğin yararları ciltle başlıyor, göz sağlığından, kansere kadar devam ediyor. Peki lütein nedir?

Plazmada var olan belli başlı karatoneidlerden biri lütein:

  • İyi bir antioksidan ve antiinflamatuardır.
  • Kanser başta olmak üzere birçok hastalığa karşı koruyucudur:
  1. Lütein göz sağlığının desteklenmesinde,
  2. Kolon veya meme kanseri,
  3. Tip 2 diyabet ve ilişkili kalp hastalıkları,
  4. Cilt bozuklukları gibi çeşitli sağlık sorunlarını önlemek için kullanılır.

Hangi besinlerde bulunur?

Doğal olarak:

  • yumurta sarısı,
  • brokoli,
  • Brüksel lahanası,
  • yeşil fasulye,
  • bezelye,
  • kabak,  
  • kırmızı üzüm,
  • kivi,
  • mısır,
  • narenciye,
  • ıspanak,
  • balkabağı,
  • lahanagiller (kara lahana) ve
  • sarı/turuncu meyveler (kavunda, kayısı) bol lütein vardır.

E vitamini ile birlikte alımı, görüş keskinliğinin iyileştirilmesinde ve kataraktın, sarı nokta hastalığının tedavisi ve önlenmesine destektir.

Yararlanılan Kaynaklar
Prostat kanseri için koruyucu beslenme özellikleri ‘chemoprevention-gıda’. ÜROONKOLOJİ BÜLTENİ. Mart 2005. Sayı 1. Sayfa 16-22. Beslenme ve Vitamin Destek Tedavisinin Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunda Etkililiği: Güncel Yaklaşımlar. Turkiye Klinikleri J Ophthalmol 2016;25(2):112-6. ROLE OF ANTIOXIDANTS IN CANCER PREVENTION. Adnan Menderes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi C.1, S.2, s.15-22.

 

Ekmeğin suçu yok

Ekmeğin suçu yok!

Tahıllar vücudun temel  enerji kaynağıdır. Tahıl grubunda başta olan ekmeğin öneminden bahsedeceğim bugün.. Diyet yapanların korkulu rüyası olan ekmeklerin, biz diyetisyenler tarafından neden bu kadar önemli olduğundan da.. Sonuçta ölçülü olarak, doğru tecihlerle ekmeğin zararından çok yararını göreceğinizden emin olabilirsiniz.

Ekmek; buğday unu, maya, tuz ve belli oranda su ile karıştırılıp, yoğrulması ve hamurun belli bir süre fermente ettirilip pişirilmesi ile elde edilen ; ucuz ve kolay temin edilebilen, besleyici ve doyurucu özellikleri olan bir gıda maddesidir.

Ekmek yapımında kullanılan unun hammaddesi buğday ; %85 unsu endosperm, %13 kepek ve %2  rüşeymden oluşmuştur. Başlıca B grubu vitaminler, kabuk ve embriyo gibi tanenin dış kısımlarında yüksek oranda, endosperm gibi tanenin orta kısmında düşük miktarlarda bulunmaktadır. Buğday rüşeymininin, vitamin ve protein miktarı yüksek, amino asit dengesi iyidir. Bu nedenle ekmek içi ve kabuğu  arasında besin maddesi miktarı ve bunların hazmedilme kabiliyetleri arasında fark vardır. Amino asitler pişme sırasında kabukta maillard reaksiyonuna iştirak ettikleri için biyolojik değerleri kayba uğrar. Dolayısıyla ekmek kabuğunun biyolojik değeri ekmek içininkinden daha düşüktür.

ORGANİK TAM BUĞDAY EKMEK

Kepekli ekmek

Buğdayın Öğütülmesi ile kepekle birlikte mineral maddeler de ayrılmaktadır. Kepeğin çok oluşu, beraberinde fitik asitin de fazla olmasına neden olur. Bu da insan sağlığı için önemli olan Ca, Fe ve Zn ‘nin kullanımını kısıtlar. Safrada taş oluşumunu önlediği bildirilmiştir. Kepek de sağlığımıza yararlı olan posa fazlaca bulunur. Bunu önlemek için;

a- Kepekli ekmek yapımında maya kullanılmalıdır. Kullanılan mayadaki fitaz enzimi, fermantasyon sırasında asitli i artan hamurda, fitik asidin bu elementleri bağlayıcı özelliğini azaltır.

b- Hamur içeriğine malt unu katılmalıdır. Malt unundaki fitaz aktivitesi yüksektir. Bu enzim, Ca, Fe ve Zn’ yi bağlayan fitik asiti parçalayarak, bu elementlerin serbest kalmasını sağlar.

tam buğday ekmeği, ekmek

Çavdarlı ekmek

Çavdar, buğdaydan daha koyu un verir. Kepek kısmı ayrılmadığında, B vitaminleri ve mineral maddelerce zengindir. Bu ekmeği tüketmek kabızlık önler, yetişkin şeker hastalarının kan şekerinin yükselmesini yavaşlatır ve kan kolesterolünü düşürür.

tam tahıllı ekmek, tam tahıl ekmeği

Tam tahıllı ekmek

Besleyicilik ve fitokimyasal açısından zengindir. Enerjisi daha düşük, kan şekerini yükseltme eğilimi daha azdır. Posa içerdiği için tokluk süresini uzatır, insülin salınımını uyarır. Çözünür posa içerdiği için mide boşalma hızını yavaşlatır, ince bağırsaktan emilim yavaşlar. Bütün bunlar hem diyet yapanlar için olumlu etkenlerdir, hem de enerji alımını kısıtlar.

Tam tahıl ekmek zenginleştirmeleri ile birçok hastalığın görülme sıklığı azalmıştır. Bu çalışmalara Demir eklenmesi de dahil edilirse ‘demir eksikliği anemisi’ görülme sıklığı azalabilir.

Ekşi mayalı ekmek, Ekşi mayalı ekmek yapımı, Ekşi mayalı ekmek kalorisi, Ekşi mayalı ekmek zayıflatır mı, Ekşi mayalı ekmek yararları, Ekşi mayalı ekmek zararları, Ekşi mayalı ekmek diyeti, Ekşi mayalı ekmek hakkında bilgi, Ekşi mayalı ekmek nasıl yapılır, diyetisyen şenol yıldız, eskişehir diyetisyen şenol yıldız

Ekşi mayalı ekmek

İçerisinde bakteri mantar kültürleri olduğundan probiyotiktir. Uzun süre dayanıklıdır.

YULAF VE KARABUĞDAY EKMEK de yine yararlı sayılacak ekmeklerdendir.

Sonuç olarak;

  • Yukarıdaki ekmeklerden size uygun ölçüde tüketmek,
  • Tek tip ekmek yerine belirli aralıklarla ekmek çeşidini değiştirmek,
  • Mayalı ekmeği tercih etmek sağlığımıza yararlı olacaktır.

O nedenle;

  • Kan şekeri dengeleyen,
  • Posa içeren,
  • Besleyici özelliği göz ardı edilemeyen,
  • Mide boşalmasını geciktiren,
  • Hormon salınımını düzenleyen,
  • Uzun süre tok tutan,
  • Ulaşımı, tüketilmesi kolay bu mucize besini hayatınızından çıkartmayın!

Yararlanılan kaynaklar
EKMEĞİN BESİN DEĞERİ VE BESLENMEDEKİ ÖNEMİ. Atatürk ÜmZir.FakJDer. 26 (3), 431-441, 1995. OPTİMAL BESLENME. Sağlık Bakanlığı Yayın No: 726. 2008. Tam Buğday Ekmeği ve Sağlık Üzerine Etkisi. AYDIN GASTRONOMY, 1 (1):37-46, 2017. http://yemek.com/ekmek-cesitleri/sayfa/10

Bu yayın, yukarıda belirtilen kaynaklardan derlenmiştir, genelde sağlık sorunu olmayan, toplumda sağlıklı sayılan kimseler için yazılmıştır.

Diyetisyen Başak Gökay - ProfilDyt. Başak GÜNAY

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Büyükçekmece
böbrek taşı başak günay

Böbrek taşı olanlar, bunlara dikkat!

Böbrek taşını eminim ki duymuşsunuzdur. Bol bol su içmek, idrarınızı uzun süre tutmamak bu konuda duyduğunuz önerilerden olabilir. Bu konudaki beslenme önerilerini biliyor musunuz?

Öncelikle böbrek taşı nedir, nasıl oluşur biraz bundan bahsetmek istiyorum…

Böbrek taşı nedir?

Böbrek taşı; böbrek kanalları içerisinde oluşan mineral içerikli sert kitlelere denir.

Ailevi yatkınlık, doğuştan gelen bozukluklar, GUT (eklemde biriken ürat kristallerinin inflamasyon oluşturduğu hastalık) ve Sistinüri (idrarda sistin atılımı) gibi hastalıkların böbrekte taş oluşumuna neden olduğu biliniyor.

Nasıl beslenmeli?

Şiddetli ağrı, bulantı-kusma, idrarda kan görmek bu hastalığın belirtilerindendir. Bunları yaşamamak için, hastalığın tedavisinde ve tekrar oluşumunu önlemede beslenme çok önemli:

Lif oranı yüksek sebze ve meyve tüketmenin,

Bol sıvı içmenin,

Düzenli fiziksel aktivite yapmanın önemi tartışılmaz…

Böbrek taşı denince çoğunlukla kalsiyum oksalat taşlarından bahsedilir, ancak ürik asit, sistin, strütive taşları da sıklıkla görülen böbrek taşlarındandır. Taşın çeşidine göre öneriler geliştirilebilir ancak genel olarak dikkat edilmesi gerekenler:

Et ve tuz tüketimini azaltmak,

C vitamini içeren meyve ve sebzelerin tüketimini arttırmak (limon, portakal gibi),

Kalsiyum içeren besinleri dengeli tüketmek (peynir, süt, yoğurt, ayran gibi),

Çay ve kahve tüketimini azaltmak,

Ispanak, kakao, çay yaprakları, ceviz, buğday kepeği gibi oksalat içeren yiyecekleri dengeli tüketmek…

Tabii diyetisyeninize danışarak size daha uygun önerilere ve ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Sağlıklı günler dilerim.

Yararlanılan kaynaklar
Uludağ Üniversitesi Beslenme ve Diyet Birimi. BÖBREK TAŞI HASTALIKLARINDA BESLENME. 2007. Üriner Sistem Taşları. Düzen Laboratuvarlar Grubu. Sayfa aralığı: 4-5. Kavak, O ve ark. İnsan Sağlığına Etki Eden Mineraller ve Analiz Yöntemleri. Dicle Tıp Dergisi 2004 Cilt:31, Sayı:1, (69-75). Bulut, İ. Ve Mir, S. Fruktoz ve böbrek hastalıkları. Cumhuriyet Tıp Dergisi 2011; 33: 499-507. http://www.tbv.com.tr/tr/content/main/page/p/410-bobrek-taslari-konusunda-her-sey

Diyetisyen Başak Gökay - ProfilDyt. Başak GÜNAY

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Büyükçekmece
tiroid-başak günay

Tiroid rahatsızlıkları ve beslenme tedavisi

Yapılan çalışmaların bir kısmında obezite ile tiroit fonksiyonu arasında bir ilişki kuramamış olsa da, bilindiği üzere metabolizma hızımızda bu bez ve salgıladığı hormonlar etki gösteriyor. Şimdi detaylı olarak bu konuyu inceleyelim.

Tiroit bezleri ve mekanizması

Soluk borusunun her iki yanında kelebeğe benzeyen salgı bezi tiroit bezi, bazal metabolizmayı düzenleyen, protein yapımı, oksidasyon ve enzim aktivitesinde görevli triiyodotironin (T3) ve tiroksin (T4) hormonları salgılanmasında görev yapıyor.

Peki bu salınımın nasıl gerçekleşiyor?

Tiroit stimülan hormonun (TSH) kontrolü altında T3 ve T4 hormonları salınıyor, bu sırada kandaki T3 ve T4 artışı hipofizden TSH salınımını baskılıyor ancak hipotalamustan salgılanan TRH’nın (tirotropin releasing hormon) kontrolü altında salınım gerçekleşiyor.

Ayrıca T4, T3’e dönüşebilmektedir.

Bu konunun beslenme ile alakası ise, tiroid hormonlarının oluşumunun dışarıdan iyot alımına bağımlı olması ve T4 hormonunun T3’e dönüşmesinde selenyum mineralinin etkisidir.

Yukarıda anlatılan metabolizmada çeşitli sebeplerden bozukluklar meydana gelebilir. Tiroit hastalıklarının teşhisi için kan testleri, tiroit ultrasonografisi, tiroit sintigrafisi, tiroit ince iğne aspirasyon biyopsisi gibi yöntemler kullanılıyor.

Tiroid fonksiyon bozukluklarının yaşlı hastalarda ve kadınlarda daha sık görüldüğü derlediğim makalelerdeki diğer bir bilgi…

Tiroit bezi mekanizmasındaki bozukluklar

Hipotiroidi

Hipotiroidi, tiroid hormonlarının eksikliği sonucu metabolizmada yavaşlama ile seyreden klinik bir durumdur. Pek çok hastada hipotiroidizm kalıcı olup hayat boyu tedavi gerektirir.

Tiroit hormonu az salgılandığında; halsizlik, kas güçsüzlüğü, yorgunluk, soğuğa karşı tahammülsüzlük, kalın ‘puffy’ cilt, kabızlık, donuk duygu durumu, guatr, zayıf ve yavaşlamış kalp hızı, hatırlama güçlüğü gibi belirtiler görülebilir.

Yaşlı hastalarda hipotiroidi tiroid fonksiyon bozuklukları içerisinde en sık görülenidir. Ayrıca hipotiroidi her yaş grubunda kadınlarda daha sık görülmektedir.

Hipotiroidi gibi metabolizmayı etkileyen endokrin sistem bozuklukları obezite ile birlikte seyredebilmektedir ancak en baştada bahsettiğim gibi yapılan bazı çalışmalar tiroid hormonlarının obezlerde normal sı­ nırlarda seyrettiği görüşünü desteklemektedir.

Hipertiroidi

Fazla hormon salgılanırsa metabolizma hızlanır ve hipertiroidi hastalığı gelişir. Bu durumda kalp hızı artarak titreme, kas güçsüzlüğü, sinirlilik, uykusuzluk, kilo kaybı, sıcağa tahammülsüzlük, aşırı terleme, ishal, guatr, artmış kalp hızı, çarpıntı gibi şikâyetler oluşabilir.

Tiroid kanseri

Literatürde hipertiroidi ve kanser birlikteliği % 21’lere varan oranlarda görülmektedir.

Sürekli ve şiddetli TSH uyarısı tiroitte düzensiz büyümeye yol açmaktadır. TSH’yı artıran çeşitli guatrojenler tiroid kanser riskini arttırmaktadır.

Guatr

Tiroid bezinin büyümesidir. İyot eksikliğine karşı adaptasyondur. TSH uyarısının artışına bağlı olabilir. (tiroksin az salgılanır, TSH artar).

Ergenlik çağı ve gebelikte tiroksin ihtiyacı artar. Bu nedenle gebelere iyotlu tuz kullanımı önerilmektedir.*

Tedavi

Doktor tedavisinin yanında beslenmeyle ilişkili olarak ilaçları kullanırken soyalı besinlere dikkat etmek gerekebilir.* (Barsaklarda ilacın emilimini azaltabileceğinden, ilacın dozunun ayarlanması gerekebilir.)

Ayrıca diyetle yeterli iyot alınması toplumun guatrdan korunmasını sağlar ve tiroit kanserinin epidemiyolojisindeki değişimin ana nedenidir. Bu nedenle guatr hastalığı ve tiroit kanseri olanlara iyotlu tuz kullanımı önerilebilir.*

Bütün tiroit hastalıkları için antioksidan olan ve dönüşüm mekanizmasında görevli selenyum mineralini yeterli miktarda almalıyız.*

*Size özgü tedavi için lütfen doktorunuza ve diyetisyeninize danışın.

Yararlanılan Kaynaklar

Endokrinoloji Polikliniğine Başvuran Hastalarda Tiroid Fonksiyonlarının Yaş ile Olan İlişkisinin İncelenmesi. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 37 (2) 67-70, 2011.

Erbil, O. TİROİD KANSERİNİN TİROİD FONKSİYONU İLE İLİŞKİSİ.

Ersoy, C. Hipotiroidizm Tedavisi. Turkiye Klinikleri J Endocrin-Special Topics 2014;7(3):37-40.

Hatemi, H. ENDEMİK GUATR (ÖTİROİD DİFFÜZ VE NODÜLER GUATR). Tiroid Hastalıkları Sempozyumu 15 Ekim 1999, İstanbul, s. 7-14.

Tiroid Anatomisi ve Cerrahi Yaklaşım. Okmeydanı Tıp Dergisi 28(Ek sayı 1):1-9, 2012.

Uzman Sistemlerin Tiroit Teşhisinde Kullanılması. Akademik Bilişim 2013 – XV. Akademik Bilişim Konferansı Bildirileri 23-25 Ocak 2013 – Akdeniz Üniversitesi, Antalya.

Diyetisyen Başak Gökay - ProfilDyt. Başak GÜNAY

Domatesin sağlığa katkıları

Konservesi, salatası, salçası, kurusu yapılan domatesin neden bu kadar değerli bir sebze olduğuna birlikte bakalım:

likopin nedir, lykopen nedir, likopen nedir, domateste laykopen, domates yararları, domates zayıflatır mı

Domatesin besin değeri oldukça yüksektir. Orta büyüklükteki bir domates;

% 94 su, yüksek miktarda A ve C vitamini, potasyum ve likopen denen antioksidan madde içerir.

Besleyici kıpkırmızı domates; belirli kanser tipleri, kalp-damar hastalıkları, yaşlılığa bağlı leke oluşum riskini önemli oranda azaltır.

domates suyu konservesi

Antioksidan içeriği likopen sayesinde demiştik; zeytin yağında pişirilen domates içeriğindeki likopenin vücutta daha iyi kullanılmasını sağlar. Bu da sağlıklı yağları tercih etmenin güzelliklerinden biri!

diyetisyen, beslenme uzmanı, beslenme ve diyet uzmanı, beslenme ve diyetetik, gerçek diyetisyenler sitesi

Dikkat edilmesi gereken nokta ise; yüksek sıcaklıkta domatesin besin değerinin düşmesidir. Kavurma işleminin süresinin azaltılması ve domatesin iyice parçalanmadan hazırlanması besin değerini korumak için yardımcı olur.

Yararlanılan kaynaklar
ORGANİK VE KİMYASAL GÜBRE UYGULAMALARININ

ÖRTÜALTI DOMATES YETİŞTİRİCİLİĞİNDE
TOPRAK VERİMLİLİĞİ VE BİTKİNİN BESLENMESİNE ETKİLERİ. Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Derim Dergisi, 2012, 29 (1): 9-22.

Domates Meyvesinin Element İçeriği Üzerine Farklı Anaçların ve Besin Kaynaklı EC Seviyelerinin Etkisi. Türk Tarım ve Doğa Bilimleri Dergisi 4(2): 155–161, 2017.

Türk Halk Mutfağı Ekseninde Beslenme Alışkanlıklarının Bozuk İşlevleri Üzerine Bir Değerlendirme. Adnan Menderes Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt: 4, Sayı: 2 (Sf. 26-37).

Diyetisyen Başak Gökay - ProfilDyt. Başak GÜNAY

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Büyükçekmece
SİRKELİ SU

Sirkeli su içmek zayıflatır mı?

Sirke; tatlandırıcı sos olarak kullanılan bir üründür. Üzüm ve elma sirkesi günlük hayatta en çok duyduğumuz sirke çeşitlerinden… Peki sirkeyi neden bu kadar çok duyuyoruz?

sirke ve zayıflama

  • Sirke, antimikrobiyal özelliği ile gıdaların korunması, yaraların iyileştirilmesinde kullanılmaktadır.
  • Asetik asit içeriği ile kan şekerini düzenlemektedir.
  • Mide boşalmasını yavaşlatmaktadır.
  • Kardiyovasküler sistem ve kalsiyum metabolizmasında da yararlı etkileri vardır.
  • Polifenol bileşik içeriğiyle antioksidan ve kansere karşı koruyucu özellik gösterir.
    Fenol bileşikleri açısından ise en zengini elma sirkesidir.

Ama dikkat! Mide asit sekresyonunun bozulduğu bazı hastalıklarda (gastrit, mide ülseri gibi) asit oranı yüksek olan sirkenin tüketimine dikkat edilmelidir. 

sirke ve zayıflama

Günlük beslenmemize nasıl ekleriz?

Sirke ve yer fıstığı glisemik indeksi azaltarak, kan şekerinin yavaş yükseltir; böylece doygunluk hissi daha uzun süre kalıcı olur. Salatalara eklemeyi unutmazsınız artık!

Aç karnına bir bardak içme suyuna 1 çay kaşığı elma sirkesi gibi tarifler gördüm, ben tüketmem! Sonuçta salatasını yemek daha keyifliyken neden kendime işkence edeyim ki…

sirke ve zayıflama

Sağlıklı haftalar dilerim.

Diyetisyen Başak Gökay - ProfilDyt. Başak GÜNAY

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Büyükçekmece

 

Yararlanılan kaynaklar
Elma Sirkesi ve Teröpatik Etkileri. Tarım Bilimleri Araştırma Dergisi 2 (1):155-158, 2009. Yazıhan, N. İNSAN SİNDİRİM SİSTEMİ VE GIDA UYGULAMALARINDA KULLANILAN MODELLER.

Beslenmede yeni bir faktör: “Sirkadyen ritim”

Canlılarda tüm biyolojik aktiviteler belirli ritimlere uygun şekilde meydana gelir.

Bu ritimlerden biri olan ve 24 saatlik davranışsal ve fizyolojik değişiklikleri içeren sirkadiyen ritm, endojen biyolojik saatler tarafından oluşturulur ve çevresel uyaranlar (zeitgeber) tarafından senkronize edilir.
Leptin, Ghrelin, Melatonin, Kortizol hormonları sirkadiyen ritmi gösterir.

sirkadyen ritm, ritim

Sirkadiyen ritmin, iştah mekanizmasını etkilediği bilinmektedir. Kısa uyku ile Leptin (tokluk) hormonu az, Ghrelin (açlık) hormonu fazla salınır. İdeali 7-9 saatlik uykudur. Bir başka açıdan bakıldığında uyumadığımız zaman içinde daha fazla yeme eğiliminde oluruz. Yaş ile azalan Melatonin, hipotalamustan gece; 21:00-22:00 arasında salgılanır, 02:00-04:00 arasında pik yapar.

sirkadyen ritm, ritim

Melatonin, uyku-uyanıklık döngüsünün düzenlenmesinde rol oynar. Kortizol, stres hormonudur. Depresyonda sirkadiyen ritimlerde bozulma görülmekte ve bu bozulma antidepresan tedavi ile geri döndürülür. Sirkadiyen ritm ile ilgili araştırmaları okuduğumda gördüm ki saat 17:00 spor için ideal saattir, bunu da paylaşmadan geçmeyeyim.

O zaman iyi uykular, yarın saat 17:00’te de spor da görüşürüz.

Yararlanılan kaynaklar
Karamustafalıoğu, O. ve Baran, E. (2012). Agomelatin ve Etki Mekanizması. (05/10/2016). Özgen, F. (2001). Uyku ve Uyku Bozuklukları. (05/10/2016). Vural, Z. (2013-2014). Sirkadiyen Ritm ve Obezite. (05/10/2016).

Diyetisyen Başak Gökay - ProfilDyt. Başak GÜNAY

  • Beslenme Uzmanı
  • Profesyonel Yazar
  • Büyükçekmece